Altuğ Murat

Allah aşkı ile yanan yıldız daima parıldar Yüzyıllar boyunca kuyrukluyıldızlar gökyüzünü iyi tanıyan gök bilimciler tarafından doğrudan veya teleskopla izlenerek bulunurdu ilk bulan kişilerin adlarıyla anılırdı Atlas sayı 103 ekim 2001 Uzay bilimci kul Nefsani Kuran ışığında oturmuş onun nuru ile aydınlanırken gökyüzünü yeryüzünü inceliyor yazımızı yazan sanatkârın yarattıklarında hiç bir kusursuzluk hiç bir eksiklik göremiyordu keşfedilmemiş bir yıldız bulmaya çalışıyordu bu kadar olanak bana verilmiş bu kadar teknoloji bana sunulmuş dedi sunum yaptığı insanlara yanında arkadaşı haldun kamer beyde vardı İnsan çalışmalarını bir fayda için harcayıp bulduğunu insanların ilerleyişine sunmalıydı çalışan ve yorulan en güzel hizmeti sunar keşfin anahtarı emek verip azim göstermek vede gayret etmektir En sonunda kendi yurdunda Kuraanın hiç sönmeyen fanusu altında sönmeyen bir azimle çalışan Nefsani ve Haldun bey bir ses yakaladılar teleskoplar gök cisimlerini ararken Nefsani buldum dedi o sönmeyen yıldızı Kazandıkları onlara yarar sağladı bilim dünyasında tanınır hale geldiler o keşfi şöyle anlattı Allah kendi yolunda çalışanı gayret göstereni mutlaka ödüle mükâfata kavuşturur sunum günü gelmişti haldun kamer ve kul Nefsani yüzlerce kişinin önünde slayt gösterisini açtılar bu yıldızın ismi kulluktur müminin aşkı ile parıldar taşlar ve kasırgalar bir dolu olsa üzerinize gelse Allah aşkı ile yanan yıldızın nuru hiç sönmaz o bakidir
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yalnızlığınızı paylaştığınız zaman çoğalırsınız
1000Kitap
Yalnız yaşayan insana kışı atlatmak hep zor gelir
Duygu ve Düşünce
İhlaslı kullara verilen rızık ne güzel bir mükafattır
Din
SAFFAT: ( Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır. İşte onlar için belli bir rızık vardır. Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler. İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir. Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler. Derken birbirine dönüp sorarlar İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?" Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"Siz onu tanır mısınız? Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin." Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım.""Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız? İşte bu büyük kurtuluştur.Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar. Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık. O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar. Tomurcukları şeytanların başları gibidir. Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır. Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
Din