SAFFAT:
(
Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
İşte onlar için belli bir rızık vardır.
Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
Derken birbirine dönüp sorarlar İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"Siz onu tanır mısınız?
Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım.""Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
İşte bu büyük kurtuluştur.Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.