Arzu

Yazdıklarına bakarak onun ruhunun ve kalbinin neye benzediğini sezebilir, rüyalarının yapıldığı malzemeyi ve yeteneğinin gücünü az da olsa kavrayabilirdi.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Reklam
İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin, inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna ve dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inanmasını sağlayan o yaygın dar görüşlülük, Ruth'da da vardı. Eski çağlarda kadın olarak yaratılmadıkları için Yahudilerin Tanrı'larına şükretmesini sağlayan, modern dönemdeyse başka tanrıların yerine yeni bir tanrı koymak için misyonerleri dünyanın en ücra köşesine gönderen şey, işte bu dar görüşlülüktü. Ruth' un hayatın farklı bir köşesinden gelmiş bu adama biçim verip, kendi köşesinde yaşayan adamlara benzetme arzusu da yine aynı dar görüşlülükten kaynaklanıyordu.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Ne söylediğinizi, biraz da nasıl söylediğiniz belirler.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Betimlemelerin gücü adına!
Ablasının değiştiğini ve çürümüş sebzelere, sabun kokusuna, müşterilerin verdiği o yağlı beş, on ve yirmi beş sentlere benzemeye başladığını düşündü bir an.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Üzerine uymayan giysileri, yaralı elleri, güneş yanığı yüzü olduğu yerde duruyordu; ama bunların, kendisine ifade gücü vermeyen aciz dudakları nedeniyle meramını anlatamadığı için dilsiz kalan büyük bir ruhu hapseden parmaklıklar olduğunu anladı.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Reklam