Arzu

Arzu
@AllonsyAlonso
Karamazov Kardeşler'den Önceki Son Adımlar
... sizin bu notlarınız gibi yazılar, sanıyorum, gelecekte hazırlanacak bir sanat yapıtı için de, düzensiz, ama artık geçmiş bir devrin tablosu için de hammadde olabilir. Ah, günün öfkesi sönüp yeni bir devir başlayınca geleceğin sanatçısı şimdiki düzensizliği, keşmekeşi anlatmak için bile güzel biçimler arayıp bulacaktır. İşte o zaman gerekli olacaktır sizinki gibi 'notlar'. Bütün düzensizliklerine, özel olmalarına karşın, yeterince yarar sağlayacaklardır. Yeter ki içten olsunlar... O karanlık devrin bir delikanlısının ruhunda neler gizlenebileceğinin anlaşılması için hiç değilse birtakım gerçek çizgiler sağlam kalacaktır ki, bu hiç de önemsiz bir şey sayılmaz. Delikanlılardan kuşaklar doğar çünkü...
Sayfa 662·Kitabı okudu
uğur bayam isimli okura yanıt verildi
Arzu
İlk Suç ve Ceza'yı okumuştum. Kimse de Dostoyevski'ye Suç ve Ceza'dan başlanmaz sen ne yapıyorsun diye uyarmayınca tepeden başlamış oldum... Sonrasında hakkını verebilmek adına tüm kitaplarını kronolojik olarak okumaya karar verdim.
Reklam
Puan vermedi·268 syf.··
2018 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2018 21:31
İçimizdeki Şeytan... Tüm Sabahattin Ali kitaplarını hatmetsem dahi benim için her daim ayrı bir yeri olacak. Çünkü dostlar arasında kurduğumuz minik kitap kulubümüzde,  ilk okuduğumuz eserdi. Farklı coğrafyalarda, birbirimizden kilometrelerce uzakta aynı hikayeye ortak olduk, geçen koskoca iki yılın ardından hemde! Kitap hakkında anlatacak söylenecek o kadar çok şey var ki. Fakat benden önce, o dönemin şartlarına da hakim insanlarca çok daha detaylı incelemeler yapıldığının farkındayım. Yine de Macide ve Ömer'den bahsetmesem olmazdı... Ömer dışarıdan çok içerisindeki dünyada yaşayan, çokça düşünen ve konuşan, çevresi insanlarla sarılı sosyal birisi.Öyle ki arkadaşı onun için; "Hala bizim Ömer'i öğrenemediniz. Küçük bir şey onu muazzam heyecanlara götürebilir. Küçük bir yaprağın ardında bir dünya var zanneder. İçinde bir türlü aslını öğrenemediği bir kainat bulunduğuna kanidir, " der. Macide ise sessiz, daha içe kapanık, güçlü ve bir karar verdiğinde uygulayan, acısını içinde yaşayan bir kızcağız. Hikaye Macide ve Ömer'in tesadüfen karşılaşmasıyla başlıyor. Akabinde Ömer'in eğer konuşmazsa Macide'yi bir daha asla göremeyeceğini düşünerek konuşmak için harekete geçmesiyle akrabası olduğunu ve hatta teyzesinin evinde yaşadığını öğreniyor. Küçüklüğünden beri zaman zaman gidip kaldığı evde. Bu küçük detaylar romanın ruhundaki ince mizahı hissettiriyor. Olay örgüsüne çok girmek istemiyorum. Fakat Macide'nin yaşadıklarına ve uğradığı haksızlıklara üzülmemek elde değil. Ömer'in nihai kararından ise kitabın son kelimesine kadar vazgeçmesini diledim. Fakat yaşanan ve yaşanması gerektiği halde yaşanamayanlardan sonra içten içe böyle olacağını biliyordum. *** Kitaptaki her bir cümlenin üzerinde düşünülerek, her bir kelimesinin ince elenip sık dokunarak seçildiği öyle bariz ki.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
Tuba isimli okura yanıt verildi
Arzu
Kesinlikle katılıyorum. Herkesin bitirmesini dört gözle bekliyorum ki üzerine konuşabilelim...
Puan vermedi·268 syf.··
2018 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2018 21:31
İçimizdeki Şeytan... Tüm Sabahattin Ali kitaplarını hatmetsem dahi benim için her daim ayrı bir yeri olacak. Çünkü dostlar arasında kurduğumuz minik kitap kulubümüzde,  ilk okuduğumuz eserdi. Farklı coğrafyalarda, birbirimizden kilometrelerce uzakta aynı hikayeye ortak olduk, geçen koskoca iki yılın ardından hemde! Kitap hakkında anlatacak söylenecek o kadar çok şey var ki. Fakat benden önce, o dönemin şartlarına da hakim insanlarca çok daha detaylı incelemeler yapıldığının farkındayım. Yine de Macide ve Ömer'den bahsetmesem olmazdı... Ömer dışarıdan çok içerisindeki dünyada yaşayan, çokça düşünen ve konuşan, çevresi insanlarla sarılı sosyal birisi.Öyle ki arkadaşı onun için; "Hala bizim Ömer'i öğrenemediniz. Küçük bir şey onu muazzam heyecanlara götürebilir. Küçük bir yaprağın ardında bir dünya var zanneder. İçinde bir türlü aslını öğrenemediği bir kainat bulunduğuna kanidir, " der. Macide ise sessiz, daha içe kapanık, güçlü ve bir karar verdiğinde uygulayan, acısını içinde yaşayan bir kızcağız. Hikaye Macide ve Ömer'in tesadüfen karşılaşmasıyla başlıyor. Akabinde Ömer'in eğer konuşmazsa Macide'yi bir daha asla göremeyeceğini düşünerek konuşmak için harekete geçmesiyle akrabası olduğunu ve hatta teyzesinin evinde yaşadığını öğreniyor. Küçüklüğünden beri zaman zaman gidip kaldığı evde. Bu küçük detaylar romanın ruhundaki ince mizahı hissettiriyor. Olay örgüsüne çok girmek istemiyorum. Fakat Macide'nin yaşadıklarına ve uğradığı haksızlıklara üzülmemek elde değil. Ömer'in nihai kararından ise kitabın son kelimesine kadar vazgeçmesini diledim. Fakat yaşanan ve yaşanması gerektiği halde yaşanamayanlardan sonra içten içe böyle olacağını biliyordum. *** Kitaptaki her bir cümlenin üzerinde düşünülerek, her bir kelimesinin ince elenip sık dokunarak seçildiği öyle bariz ki.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
Tuba isimli okura yanıt verildi
Arzu
Çok akıcı bir kitap zaten. Sakin geçen bir gece nöbeti sayesinde çabucak bitiverdi. Lakin tadı damağımda...
Puan vermedi·336 syf.··
2018 28. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2018 13:17
Güzel başlayıp sürükleyici giden bir kitaptı. Bir görme salgını başlıyor ve bir kişi hariç herkes kör oluyor. Körlerin hayatlarının anlatıldığı bir kitap...ama ben sonunu çok beğenmedim. Sonu basit bir şekilde bitti.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Arzu
Görmek adlı kitapta devam ediyor. Asıl sonunu oradan öğrenebilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim
"Bir günlüğüne sağlık çalışanı olsanız" adlı yeni yazım
TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZIN TIP BAYRAMI KUTLU OLSUN Sizi bir günlüğüne sağlık çalışanı yapsak. Rica etsek bir gün erkenden kalksanız, bir kısmınız beyaz önlük, bir kısmınız yeşil, bir kısmınız mavi elbise giyseniz. Kiminiz acilde, kiminiz poliklinikte, kiminiz ASM'de olsanız. Sadece bir gününüz doktor, hemşire, laborant vs. olsanız. Hasta olmayı kimse istemez çok zordur da Allah kimseyi o hâle düşürmesin ama peki ya bir de işin bu boyutunu düşünün bakalım. Gün boyu elinizde steteskopla, kan tüpleriyle, ilaçlarla gezseniz. Siz bir acıya katlanamazken her türden onlarca acıya katlanan insanlarla beraber olsanız ve doktor hiç kendisini hastasının yerine koymuyor derken siz kendinizi doktorunuzun yerine koysanız. Bir günlüğüne kendinizi değil de başkalarını düşünseniz. Para kazanma değil insanlara faydalı olmak, insan hayatı kurtarmak gayesi içinde bir gün o hastanelerde siz de doktor olsanız. Sabah işe başlayıp daha belki çayınızın son yudumunu almadan içeriye hasta almaya başlasanız. Gün içerisinde bir çok hastaya baksanız ve farklı farklı hastalıklara şahit olsanız. Ardından bir ameliyata girip o soğuk odalarda yatan hastaya zor olduğu kadar orada bulunan tüm sağlık çalışanlarına da ne kadar zor olduğunu görseniz. Bir hastanın hayatını kurtarsanız, bir çocuğun yüzüne gülümseme olsanız, bir refakatçiye el uzatıp destek çıksanız. Çok değil bir gün sağlık alanında çalışsanız. Gün içinde belki ölüm haberi vermek zorunda kalsanız. Bir hastanın geleceği sizin o ellerinizde saklı olsa. Bir saatliğine size bir can emanet etsek. En sevdiğiniz filmler varken, herkes bayramda ev gezerken siz acil serviste olsanız. Hep en güzel anları kaçırsanız. Yemeğiniz soğusa ve hastane kokularına karışsa. Akşam nöbet tutsanız ve uykunuzu bu mesleğe bu vatana feda etseniz. Gelen hastalara
Anket
Arzu
Çok güzel bir yazı olmuş. Tüm sağlıkçılar adına teşekkür ederim :)
Reklam