Eskiden masum bir fikrim vardı. Sanırdım ki herhangi bir fenalık ruhunuzu baştanbaşa kirletir, orada hiçbir temiz nokta bırakmaz. Halbuki hakikatte her zaman böyle olmuyor maddi sukutların manevi sukutlardan o bir farkı var. Mesela bir uçuruma düşen insan paramparça olup ölüyor. Fakat manen düşen insanın bazen yalnız bir tarafı zedeleniyor, öte tarafları tamamiyle salim kalabiliyor. Kötü kadınlar görüyorsunuz ki aile muhabbetini hiç kaybetmemiş, katiller görüyorsunuz ki samimi surette seviyor, acıyor, yardım ediyor. Ben de vakaların sevki ile bir hırsız ve dolandırıcı olup çıkmış bulunduğum halde çocuklarıma ancak tamamıyla huzurlu ruhlu insanlar da bulunacak bir temizlik ve kutsiyet ile seviyordum.
Bugün yeni memuriyetime başladım.(M…) çok bakımsız kalmış, fakir ve muzdarip bir yer… Benim için aranmakla bulunmayacak bir memleket… Belki çocukça bir fikirdir, felsefe kitaplarında yer yoktur ama ben saadeti ikiye ayırırım. Başkalarından alınan saadet, başkalarına verilen saadet. Benim için hakiki saadet başkalarına verilen saadettir.