Esenlikler! Ülkemizin içinden geçtiği şu zorlu süreçte biraz da olsa kafamı dağıtmak, içimde dolup lakin taşacak yer bulamayan hislerimin en sonunda beni çürütmemesi için bu yazacaklarımı kaleme alıyorum aslında. Sözlerime başlamadan evvel tekrar tekrar başımız sağ olsun.
Bakıldığında yeni yıla hiç de güzel hisler barındırarak girmedim ve bir ay sonra hepimizin başına da bu afet geldi, insan iyi olduğuna şükrederken utanır buluyor kendini; halimizin gerisini siz düşünün.
Demlik Mecmua on beşinci sayısının konusu Emine Işınsu olduğunu duyurunca ciddi manada çok sevinmiştim, Işınsu Hanımefendinin yeri bende apayrıdır, malûm… Dört gözle matbaaya gitmesini bekledim, ardından kargolanıp bana ulaşmasını tabii. Tarihler 30 Aralık 2022, o gün o kadar keyifliydim ki anlatamam, hatta içimden bir ses devamlı, kesin bir şeyler ters gidecek, diye fısıldıyordu, bu kadar haklı olacağını bilemezdim. İşlerimi keyifle dans ederek bitirdim, ev işlerinin bitişini masabaşı işlerimin başlangıcının sinyali olan kahvemi alıp bilgisayarın başına oturdum, kahvemi yudumlarken arkadan bir sesin olmasını istediğim için müzik aramaya başladım, bir de ne göreyim! Hüsnü Arkan beklediğim şarkısını yüklemiş, sesi ayrı, müziği ayrı, sözleri ayrı insanı dinlendiren bir parça çıkmış yine ortaya, tam bu parçayı dinlerken zil çaldı, postacı sağ olsun gri zarfa paketlenmiş kargomu getirmiş. Dedim bu kadarı da fazla artık! Dergiyi incelerken kahvemi bitirmişim, dedim hemen bir kahve daha yapayım da vakit kaybetmeden dergiye başlayayım. Suyun kaynamasını beklerken dayanamadım telefonu elime aldım, twitter’da neler olmuş neler bitmiş bakayım derken sayfayı yenileyince önüme Sinan Ateş’in öldürüldüğü iddiası düştü, nedendir bilmiyorum ama başta şaka sandım ihtimal dahi vermedim lakin işin ciddiyetini