Sovyetler Birliği'ni beslemek üzere olan çalışmasına kendini adayan adam, Stalinist Saratov hapishanesinde aşağılayıcı bir biçimde açlık ve sefaletten öldü ve aynı yerdeki toplu mezara gömüldü.
Bir kitap roman şeklinde "zekâ" kavramını en güzel ancak bu şekilde anlatabilirdi. Yazar usta bir dille bilim camiasının kendi döneminde bilmediği kavramları kitabına aktarırken harika bir kapalı anlatım sağladığı için yaşananlara ayrı bir gerçeklik katmayı başarmış. Yazınsal başarısının ardından filmi çıkan bu kitabımızda başlarda normalin altında zeka seviyesine sahip olan birinin geçirdiği ameliyat sayesinde kademe kademe zeka seviyesindeki artışı anlatılmış, artışla birlikte karakterimizin eski zekâ seviyesindeyken düşündüğüyle, IQ'su arttıktan sonra düşündüğü arasındaki fark başarılı bir şekilde tasvir edilmiş. Çevresi ve onu asla kabul etmeyen ailesine olan bakış açısı aşamalı şekilde değişimi okura yansıtılmış. Ne çok fazla ne de çok az zekâya sahip olmak kimseyi kimseden üstün yapmayacağı net bir şekilde duygular yoluyla okura iyice aşılanmasını sağlayabilen bir kitap ama hak ettiğinden daha az bilinirliği olduğunu düşünüyorum. Okumanızı tavsiye ederim!