Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi, ana konusunu neredeyse herkesin, özellikle de filmi sayesinde bildiği bir kitap. Sanırım uzunca bir filme çevrilmiş olmasının da etkisiyle pek çok okur kitapta işlenen böyle garip bir olayın Benjamin Button'ın psikolojisine etkilerinin eksik kaldığını düşünmüş. Ancak bence tamamlanmış bir metindi. Hikayeler kısa yazılmış romanlar değildir. Bence bu konunun hikaye olarak yazılmasının roman olarak yazılmasına göre bazı avantajları vardı.
Birinci avantaj, Benjamin Button hakkında fazla ayrıntı vermeyerek, kendimi ya da çevremden birini bu pozisyonda bulduğumu hayal edip olayı kendi hayatımda yaşansa nasıl olurdu, buna en yakın ne olabilir diye düşünmemi kolaylaştırmasıydı. Eğer Benjamin Button ve kitaptaki evren hakkında ayrıntılar verilmiş olsaydı, böyle bir olayın bambaşka bir evrende bambaşka kişilerin başına geldiğini düşünürek bir okuma yapacaktım. Gerçi böyle bir şeyi gerçek hayatta yaşasam nasıl olurdu diye düşünmek kolay olmasa gerek, çünkü aynı şekilde gerçekleşme ihtimali olmayan bir durum, bir incelemede bu duruma en yakın olarak verilebilecek örneğin; hızlı yaşlanma hastalığı olan progeriadan muzdarip bebekler olduğunun söylendiğini hatılıyorum. Ancak ne yazık ki onların durumunda zamanla kendiliğinden gençleşme şansı da olmuyor tabii.
İkinci avantaj, bir roman yazılması durumunda havada kalacak pek çok şey olmasıydı. Örneğin eğer hikaye uzatılmak ve ayrıntılandırılmak istenseydi, kurgunun gerçekçi kılınması için doktorların Benjamin'i gözlem altında tuttukları, belki kaçırdıkları, deneyler yapmaya çalıştıkları bir olay örgüsü yazmaları gerekebilirdi. Ancak diyelim ki Benjamin Button'ın tıbbi testlere girdiğine dair bir olay örgüsü yazıldı, bu testlere nasıl bir sonuç kurgulanabilir? Yaklaşık 1.60 boyunda bir