Nehir Ünal Tekin

Puan vermedi·336 syf.··
2026 10. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:53
Daha önce piaget nin Bärbel inhelder ile ortak yazar olduğu çocuk psikolojisi Çocuk Psikolojisi kitabını okumuş ve piaget den başka kitaplar okumak isteyerek bir de tek başına yazarı olduğu birkaç kitabını almıştım. Öncelikle bu kitaptan başlamak istedim. Ana dilinde okuma şansım olsa muhtemelen çok daha farklı bir deneyim olacaktı benim için. Çevirmenin burada ciddi öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Öncelikle bazı kavramlar günlük dilde kullandığımız kavramlar değil kesinlikle ve psikolojide kullanılıyorsa bile çeviri kavramları araştırmak ve anlamını bulmak çok zor, kavramların standart bir çevirisi olmayabiliyor ve bu kelimenin o kavramın çevirisi olduğunu anlamak mümkün olmayabiliyor. Çeviri kavramların orijinallerini bir yerde belirtselermiş çok daha anlaşılır olurmuş. Örneğin bir yerde çocukların karıştırma fonksiyonunu ırmak gibi doğal oluşumların sebebi olarak gördükleri yazıyordu. Tahminimce Fransızca idrar yapma anlamına gelen miction kelimesini karıştırma şeklinde çevirdi çünkü ingilizce mix/mix up gibi kavramlara benzetti. Oysa bu tabir Türkçe tıp diline de miksiyon olarak geçmiş ve idrar yapma/üriner işlev anlamına gelen bir tıbbi terim. Bunu fark ettim ancak bazı yerlerde cümleyi anlamadım kelimeler birbirine bağlanmıyor gibiydi, belki de buna benzer daha fazla örnekler vardı çeviride. Bu kelimeyi daha önce fark etseydim kitabı yarım bırakabilirdim çünkü okuması çok zordu benim için ve uzun süre ağır bir dili olduğu için zor anladığımı düşünüp tekrar tekrar aynı sayfayı okuyarak ilerledim, ancak ne yazık ki bu kelimeyi kitabın sonlarında gördüm ve bu kadar okumuşken kitabı bitirmek istedim. Yazarın diğer kitaplarını okur muyum bilemiyorum. Çevirmen hakkında çok olumlu yorumlar gördüm ama teknik bir dil kullanım tercihi olduğu ve okumanın zor olabildiği de
Çocuğun Gözüyle DünyaJean Piaget · Dost Kitabevi Yayınları · 2010106 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·152 syf.··
2025 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2025 16:08
Az olan şey daha değerli olur mu? Öğrenciyken, kitap okumaya daha az zaman, kitap almaya daha az para ayırabilirken okumak istediğim bazı kitapları okuyamıyordum, kitap okuma sayım daha azdı ve öyle bir dönemde alacağım kitabı daha dikkatli seçerdim. Oysa bugün isminde antropoloji olan bir kitabı yazarına veya çevirmenine bakmadan alma lüksüne sahibim ve bu her zaman iyi sonuçlar doğurmuyor ne yazık ki. Kitabın orijinali hakkında yorum yapmam doğru olmaz çünkü çeviri ve baskıda ciddi problemler vardı. Bazı cümleler o kadar ortada kalıyordu ki devamında yazanlar, sadece o cümle tamamlanmamış da bir sonraki cümle başlamış gibi değil de o paragrafın kalanı unutulmuş ve öbür paragraf diğer paragrafın yarım kalan bir cümlesinin ortasından devam ediyor gibiydi. Kullanılan bazı kalıplar Türkçede yaygın kullanılan kalıplar olmadığı için ne kast edildiğini anlamak zordu (örneğin 'bu olmadığından/olmadığı için şöyle idi' demek yerine 'bu olmayınca şöyle idi.' gibi bir tabir kullanılması kullanılan zarfla verilmek istenen ilişki bir sebep sonuç/ koşul sonuç ilişkisi mi, yoksa zaman zarfı kullanılmış ve "bu böyle olmadığı zamanlarda şu olur" mu denmek istenmiş karışabiliyor.) Kitap bir edebiyat kitabı da olmadığı için böyle bir kullanımın kişinin tercihi bir varyasyon olma ihtimalini düşük buluyorum. Bence bu daha çok bir özen ve kontrol (proof reading) sorunu. Ne yazık ki bazı alan yazınlar yeterince geniş ve doyurucu olmadığı için bu konuda yazılan her şeyin önemi bizim için büyüyebiliyor ve bu konudaki kitapları hızla artırmak için kolaylıkla daha iyisi yapılabilecek şeyleri kabul edip yayımlıyoruz. (Tabii kitabın basımında başka etkenler de rol oynamış olabilir, bu benim tahminim.) Bundan sonra okuduğum kitaplara en az eskisi kadar dikkat edeceğim çünkü ne yazık ki hem zaman
Sosyal AntropolojiE. E. Evans-Pritchard · Birey Yayınları · 200524 okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2023 28. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2023 21:35
Normalde bir kitabı çok iyi anlamadığını düşünüyorsam, incelemesini yazmam. Şu anki düşüncelerim anlayabilseydim çok değişebilirdi, muhtemelen yanlış çıkarımlar yapıyorum derim. Ancak bu kitap hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Distopya en sevdiğim türlerdendir diye düşünürdüm. Ama henüz var olmamış bir geleceği hayal etmek ve yazmak tahmin edebiliyorum ki distopyaların yazımını çok zorlaştırıyordur. Bu yazım sürecinde, kitabın yazıldığı dönem insanların anlayabileceği ancak şu an benim için o anlamı ifade etmeyecek sözcüklere, hayali distopya evreninde çok anlamlı olan, ama benim şu an anlamadığım sözcükler de ekleniyor. Bu yüzden yazan, çeviren, yayımlayanların iki kat dikkatli olması gerekiyor, gerekirse 'bu kitabı bazı bilgileriniz olmadan okursanız anlamayabilirsiniz.' diye bir ön metin konması, ya da yazarın başka kitaplarıyla bağlantılı olduğu ve onlardan sonra okumanın daha iyi olabileceğinin belirtilmesi gerekiyor bence. Okumadan önce de bildiğim, kitabın ana iskeleti, muhteşem bir kurgu. Ancak bu kurgu neye dayanıyor? 1984 ile bazı benzerlikleri var, sürekli bir ülkeyle savaşta olmaları gibi. Ancak ne zaman böyle bir ülke kurulmuş, dünyanın ne kadarına hükmediyor, diğer ülkelerin bakış açısı nedir, kitaplar yakılıyor peki yazarlar? Hangi kitaplar yakılıyor, bir kısımda bazı yazarların adlarının ellerinde olduğunu, onların kitapları varsa kütüphaneleri yaktıklarını söylüyor. Yani bilimsel kitaplar yakılmıyor mu? Buna neden başlanmış? Kitapların yazılı olması rahatsız ediyorsa başka dilde yazarak ya da sesli olarak kaydedip kitaplar bu insanlardan kaçırılamaz mı? Neden hala yakılacak kitap var, bu kadar teknolojiye, bu kadar uysal insanlara senelerce hala evlerden eski kitapların çıkması mümkün olmazdı, bütün evlerde arama yapılabilirdi, insanlar
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Çember yuvarlak değildir
Puan vermedi·292 syf.··
2022 62. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 09:21
Yağmurdan Önce filmini izlediğimi hayal meyal hatırlıyorum. Filmin konusu Bitmeyen Kavga'nın konusuyla pek ilgili olmasa da, filmin döngüsellik üzerine kurgulandığını hatırlıyorum, 1984'te de gördüğümüz gibi bu filmin dünyasında da karşımızda mottolar çıkıyor. Belki de bir motto demek lazım 'zaman asla ölmez, çember yuvarlak değildir.' Tarihin tekerrür ettiğini söylediğimizde, olayların aynı kişiler tarafından aynı şartlarda aynı şekilde gerçekleştirildiğini kast etmeyiz. Ama yaşanan olayların temelinde ciddi benzerlikler vardır. Ben Bitmeyen Kavga'nın isminin bu döngüselliğe atıfta bulunduğunu düşünüyorum, kitabı kapatmadan önce bunu fark etmem mümkün değildi. Kitabın orijinal adı bitmeyen kavganın tam bir çevirisi değil, belki de bu atıf çevirmenin aklına gelmiş bir fikir. Orijinal adı In Dubious Battle, Müphem Kavgada gibi bir anlama geliyor ki, bu isme bakınca da, Steinbeck'in ya bu kavganın davasına inanmadığı için, ya da bu kavganın sonucunun açık olmadığını belirtmek için bu adı vermiş olabileceğini düşündüm. Bu kitap bibliyografide Gazap Üzümleri'nden önce yazılmış olarak gözüküyor. Ancak bence bu kitabı Gazap Üzümleri'nin üzerine okumuş olmam daha uygun oldu. Gazap Üzümleri'nde, evlerinden edilen ve mevsimlik işçi olarak çalışmak için oradan oraya sürüklenen bir aileyi okuyoruz. Bu kitapta ise mevsimlik işçi olarak çalışan insanlar ana kahramanlarımız. Bazı kahramanların isimleri, yanlış hatırlamıyorsam hem Gazap Üzümleri'nde hem de Bitmeyen Kavga'da geçiyor. O yüzden ben bu kitabı, okurken, çalışan mevsimlik işçilerin bu iş bulmadan önce yaşadıkları zorlukları Gazap Üzümleri'nde okuduğumu düşünerek ilerledim. Bunu düşünmemek halinde kitaba, verdiği mesaja ve karakterlere sinirlenmek mümkün, her ne kadar buna internette okuduğum incelemelerde hiç
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2022 52. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2022 22:15
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi, ana konusunu neredeyse herkesin, özellikle de filmi sayesinde bildiği bir kitap. Sanırım uzunca bir filme çevrilmiş olmasının da etkisiyle pek çok okur kitapta işlenen böyle garip bir olayın Benjamin Button'ın psikolojisine etkilerinin eksik kaldığını düşünmüş. Ancak bence tamamlanmış bir metindi. Hikayeler kısa yazılmış romanlar değildir. Bence bu konunun hikaye olarak yazılmasının roman olarak yazılmasına göre bazı avantajları vardı. Birinci avantaj, Benjamin Button hakkında fazla ayrıntı vermeyerek, kendimi ya da çevremden birini bu pozisyonda bulduğumu hayal edip olayı kendi hayatımda yaşansa nasıl olurdu, buna en yakın ne olabilir diye düşünmemi kolaylaştırmasıydı. Eğer Benjamin Button ve kitaptaki evren hakkında ayrıntılar verilmiş olsaydı, böyle bir olayın bambaşka bir evrende bambaşka kişilerin başına geldiğini düşünürek bir okuma yapacaktım. Gerçi böyle bir şeyi gerçek hayatta yaşasam nasıl olurdu diye düşünmek kolay olmasa gerek, çünkü aynı şekilde gerçekleşme ihtimali olmayan bir durum, bir incelemede bu duruma en yakın olarak verilebilecek örneğin; hızlı yaşlanma hastalığı olan progeriadan muzdarip bebekler olduğunun söylendiğini hatılıyorum. Ancak ne yazık ki onların durumunda zamanla kendiliğinden gençleşme şansı da olmuyor tabii. İkinci avantaj, bir roman yazılması durumunda havada kalacak pek çok şey olmasıydı. Örneğin eğer hikaye uzatılmak ve ayrıntılandırılmak istenseydi, kurgunun gerçekçi kılınması için doktorların Benjamin'i gözlem altında tuttukları, belki kaçırdıkları, deneyler yapmaya çalıştıkları bir olay örgüsü yazmaları gerekebilirdi. Ancak diyelim ki Benjamin Button'ın tıbbi testlere girdiğine dair bir olay örgüsü yazıldı, bu testlere nasıl bir sonuç kurgulanabilir? Yaklaşık 1.60 boyunda bir
Benjamin Button'ın Tuhaf HikayesiF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202027,9bin okunma