Beden bir kafesti ve bu kafesin içinde bakan, dinleyen, korkan, düşünen ve hayretlere düşen bir şey vardı; bu bir şey beden çıkarıldıktan sonra geriye kalan, ruh idi.
Ben bu kitabı ortaokulda bir iki kez okumuştum ve Milan kundera yı çok seviyorum diyordum. Daha sonraki hiçbir kitabını o kadar severek okuyamadım. Konu ortaokula göre biraz ağır ama dilde zorlandığımı hatırlamıyorum akıcılığı da güzeldi ve bana farklı gelmişti, belki de iyi bir okuma geçmişi olan biri için biraz sıkıcı kalıyor. O zaman okuduğum diğer kitaplardan farklı olması benim hoşuma gittiği için anlamadığım yeri de okuyup okuyup geçmiştim çok irdelemeden :) Ama bazı yerleri etkileyiciydi örneğin yüksek yerlerden aşağı bakınca yaşadığını tarif ettiği bir 'göz kararması' hala bazen yüksek binalardayken aklıma gelir. Ölümsüzlük kitabını da severek okuyup sonra ikinci kez okumaya çalışınca devam edemeyip yarım bıraktım.
Birinci bölümde kendilerine söylenen şeyi kendi başlarına bulduklarını sanan çocukların durumunu irdeledik. Buna karşılık, çocuklar her zaman bilmedikleri ve eskiden beri bilmedikleri şeyi "unutmuş" olduklarına inanırlar!
Amerika'da bu fikirleri pazarlıyorlar ve bu kültürle ciddi bir Multi level marketing pazarı kuruyorlar. Kitabın insanları umutlandırıp kendini satması dışında ne gibi bir faydası var yazarına diyebilirsiniz, yazarlık çok kazançlı bir iş değil, on bin kitap daha satmak için neden böyle abartılı, hatta yalan ifadeleri doldursun yazdığı şeylere, ama işte sadece kitabını pazarlamıyor, yazar muhtemelen bir mlm üyesi ya da mlm koçu.
hiç şaşırmadım bu bilgilere maalesef. hadi amerika neyse ama ben neden bizim ülkede bu kadar okunuyor ve bu kadar seviliyor hala bunu çok çelişkili buluyorum
kitap önerim:
- mehmet eroğlu, kusma kulübü
Çevirisi oldukça kaliteli ve akıcı bir felsefe kitabı. Wittgenstein ve dil felsefesine giriş için uygun değil. Renk bilimi ve algı bilimi kitaptaki pek çok tezi çürüttü ama mevcut haliyle de bazı geçerli yargıları ve sorgulamaları var. Zihin açıcı ama genelde demode olmuş bir bakışıyla yazılmış tarihi bir felsefe kitabı, okumalısınız.
Türkçe kaynaklar açıkçası pek yok çünkü henüz yeni gelişen bir felsefe. Bu konunun en önemli filozofu Wittgenstein eserleri bile henüz tamamen düzgün çevrilmedi.
Ancak İngilizce'de en iyi giriş kitabı:
What is this thing called philosophy of language,Gary Kemp benim okuduğum en anlaşılır giriş kitabı.
Onu okuyup üzerine uzmanlaşmak isterseniz daha derine inen The Oxford Handbook of Philosophy of Language kitabı var. Pdfleri bende var. Dilerseniz yollarım.
Bu kitabı, içerisindeki çizimler ve beyin görüntülemesi fotoğrafları hoşuma gittiği için, çok uzun zaman önce aldım. Zaten atlas olarak geçiyor ve boyutu dolayısıyla yanınıza almanıza ve dışarıda
merhaba, beyin ile ilgili hikaye/roman tarzından çok textbook ve saf bilgi içeren kitap arıyorum ama bulamıyorum. Dili ingilizce de olabilir, acaba kitap önerebilir misiniz?