Hilal

Hilal
@Alpagut_
Kainat , seriyyeden süreyya kadar bi kitaptır . -Nuri PAKDİL
46 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Peyami Safa, Türkiye'nin Dostoyevski'si...
9/10
·416 syf.··
2023 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2023 08:03
"Bazen hakikat vahşidir." İnsanı ızdıraplar içinde bırakan şeyin kalabalıklar arasında yalnız kalmak olduğunu söylerler. Peyami Safa , kitapta kişinin asıl yalnızlığının kendine karşı olduğunu karakterler üzerinden eşsiz ruh analizleriyle yansıtmış. Çünkü kalabalıklar arasında da olsan kendini tanıyabildiğin sürece yalnızlık çok da acı vermez insana hatta zamanla ona yönelirsin. "Eski usuldür ama ben faydasını kendi üzerimde çok görmüşümdür. İnsanın en kolay aldatabildiği budala, kendi kendisidir." Aynı evde de yaşasan , ailen bile olsa herkes farklı hayatlar yaşar. Her insan bir limandır, bazılarının dalgaları sonradan vurur kıyıya. Mefaret, Aydın , Samim, Besim, Selmin, Ferhat, Meral... Peyami Safa; ruh, aşk, toplum gibi görüşleri farklı karakterler üzerinden farklı bakış açılarıyla insanın kendi hayatından da izler görebileceği bir şekilde tabiri caizse muazzam bir şekilde anlatmış. Selmin, aşkla intikam arasında gelgitlerinden dolayı ailesine büyük bir oyun oynamış, özellikle Mefaret'i yani annesini acımasız bir şüphe bataklığı içerisinde bırakmış, zamanla o bataklığa kendisi de saplanmıştır. Kitapta kadınlara ithaf edilen bazı sözler rahatsız etse de dönemi itibariyle denilecek pek bir şey yok. Meral, Selmin' in arkadaşı, Ferhat'ın kardeşi, Samim'in sevdası... Söylediği yalanlara herkesten evvel kendi aldandı. İçinde yaşadığı karmaşa ve belirsizlik söylediği yalanlarla beraber onu sonu olmayan bir labirente düşürdü. Samim, onu ne kadar kurtarmaya çalışıp bahsettiği birinci Meral'i yaşatmaya çalışsada Meral, sonunda buhranlara sürükleyen alev misali büyük sıkıntılar arasında çırpındı durdu . Samim, beni en çok düşündüren karakterdi. Zaten kitapta yazarın kendisini yansıttığı karakterde oydu bi noktada . İç muhakemesi , olaylar üzerindeki düşünceleri, bakış
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·83 syf.··
2023 28. kitabı
Daha iyi bir yaşam, daha iyi bir mevki , daha büyük bir ev , daha fazla maaş... Bunların hepsi bugünümüzden çalıp geleceğimize yatırdığımız şeyler. Peki ya ölüm? İvan İlyiç dünya hayatınca gözleri kör olmuş bir şekilde en güzel anlarını yaşadığını sanarken farkına bile varmadan geleceğini feda edeceği bir darbe aldı. Günler onun için nefret ve eşiyle yaşadığı sıkıntılardan kaçmaya çalışarak geçerken . Yavaşça bedenini saran ağrı, ona bir felaketin kapısını açtı. Ne getirttiği ünlü doktorlar çare olabildi ona ne de kendisi. Fiziksel acı zamanla yerini ızdıraba yani manevi acıya bıraktı. Tam da o noktada İvan ilyiç, hayatın yalandan ibaret olduğunu , kurmaya çalıştığı aile düzeninin , sahte arkadaşlık ilişkilerinin aslında yaşanmamış bir hayatın izleri olduğunu fark etti . Yaşayamadığı hayatı tekrar kazanma umuduyla iyileşemeye çabalarken ailesinin onu anlamaması ve yalnızlık artık ölümü kabullenmesine sebep olmuştu. Farkındaydı, ölüm döşeğinde acılar içinde kıvranmak hiç bir şeyi geri getirmeyecekti. "Ya bütün hayatım bir yanlıştan ibaretse. " dedi son bir çaresizlikle. Ne yapmam gerek diye düşünürken belki de ilk defa acıyarak baktı eşine . Ve İvan İlyiç , son nefesini vermiş oldu böylece .
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
8/10
·144 syf.··
2023 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2023 05:55
Yalnız başıma otururken zihnimden geçenler bir kağıda dökülmüş gibi. Net bir üslupla çok doğru konulara değinmiş Schopenhaur . Özellikle şu cümle kitabın bi noktasını kısaca özetler nitelikte " Bi insan ne kadar kendi kendine yeterse , başka insanlara o denli az gereksinim duyacaktır. " iradenin ve insanın kendi fikirlerine sahip olmasının öneminden bahsederken günümüz dünyasındaki maddi bağımlılıktan çok sahip olduğumuz ruhun bizi hakikate götüreceğini hatırlatmış . Yatırım yapmamız gereken tek şey biziz. Son olarak kitapta da alıntısını yaptığı Seneca' nın şu sözüyle bitirmek isterim "okumaksızın geçen boş zaman bir tür ölüm , canlı bir mezardır ."
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,827 okunma
10/10
·240 syf.··
2023 14. kitabı
Sadece okul müfredatında değil bütün devlet işleriyle ilgilenen ve vatanını benimsemiş insanlara okutulması gerekli. Devlet yalnız saraylarda oturan , cebine gireni düşünüp penceresini halka kapatan bir topluluk olmamalı. Çökmek üzere olan bir ülkeyi kan dökmeden , siyasete girmeden nasıl bilim ve eğitimle yüceltilebileceği çok güzel anlatılmış. Şunu fark ediyorum ki geçmiş dönemlerde ki insanlar teknoloji imkanları daha az olmasına karşın şimdi ki bizlerden daha bilgili ve daha zekiymiş. Kendimize dönüp baktığımızda teknolojinin imkanlarını kendimizi geliştirmek için değil de başkalarının hayatlarına ya da onların nasıl kendilerini geliştirdiklerini izleyerek geçiriyoruz ve böylece sahip olduğumuz düşüncelerin bile hamalı oluyoruz çünkü birilerini durmadan izlerken eyleme geçemiyoruz . Bu kitabı da okurken kendini ülkesine adamış milyonlarca insanın amaçlarının kendilerini yetiştirmek olduğunu görüyoruz. Onlar da farkına varıyorlar ki kendilerini yetiştirirlerse ülkeleri de gelişecek ve kendi bağımsızlığını koruyacaklar. Umuyorum ki bizlerde bir gün Robinson olmak için çabalar , ülkemizi aydınlatırız . Ve unutmayalım ki birinin tek başına bunu yapmasını beklemek ahmaklık olur .
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Akıl Çelen Kitaplar · 2021124,6bin okunma
Spoiler İçerir!
Puan vermedi·72 syf.··
2023 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2023 20:15
Yine bir Stefan Zweig klasiği.. Kitap sürükleyici ve çok yalın bir dille anlatılmış. Yabancı bir şehre eğitimi için gelen Berger aslında hiç şeyin kardeşleriyle konuştuğu gibi olmadığını anlamasıyla başlıyor hikaye . Yalnızlık ve şehriz sessizliğinden sıkılan Berger yan komşusu ile tanışmak için bir cesaret çalıyor kapısını. Fakat bir süre sonra işler istediği gibi gitmiyor. Arkadaşının onu sürekli bir çocukmuş gibi görmesi ve onu dinlememesi Berger'i daha da yalnızlaştırıyor . Bir gün yine komşusuna gittiğinde sevgilisi Karla ile karşılaşıyor ve aslında hayatında eksikliğin bir kadın özleminden kaynaklandığını anlıyor . Bu noktada daha da acı çekiyor çünkü Karla da herkes gibi onu bir çocukmuş gibi görüyor . Berger uzun bir süre kendini odasına kapatıyor ve bu sırada derslerini de iyice asıyor . Nihayet gün yüzüne çıktığında ev sahibesinin ağlamaklı yüzünü görüp kızının kızıl hastalığına yakalandığını öğreniyor ve kızla ilgilenmek için onun yanında kalmayı teklif ediyor . Doktor bu hastalığı çocukların daha kolay atlattığını eğer yetişkinlere bulaşırsa ölümcül olacağından bahsediyor . Berger zamanla nihai amacının doktorluk olduğunu ve ona iyi gelen şeyinde aynı zamanda o olduğunu anlıyor . Yeni bir hayata adım atmışken ölümcül hastalığı kızıl ona da bulaşıyor. Berger belkide hayatının anlamını bulmuşken yaşamını yitiriyor .
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma