Allah'a mızmızlık edip şöyle diyemezsiniz;
"Ey Allah'ım, bunu canım çekiyor mu pek emin değilim!"
Ona şöyle demeye cür'et etmezsiniz;
"Biliyorum bu kayayı yahut bu ağacı altına oturayım diye bana gönderdin ama eğer şöyle rahat bir yatak verseydin daha iyi olurdu!"
"Biliyorum bu suyu bana Sen verdin ama belki hindistan
cevizi işimi daha çok görürdü."
Hayır, hayır. Bana her ne verdiysen kesinlikle tam ihtiyacım olanı verdin ve ben ona gerçekten muhtaçtım. Ona çok derinden ihtiyaç duyuyordum.
"Birine yardım ettiğiniz zaman siz onları onurlandırmazsınız; onlar sizi onurlandırırlar. Hesap gününde sizin için şahit olurlar. Günahlarınız için mağfiret olurlar."
"Rabbim dedi , bana, hayra ait ne indirdiysen, ne lütufta bulunduysan şüphe yok ki hepsine de muhtacım ben."
(Kasas Suresi 28: 24)
Rabbim, bana şimdiye kadar göndermiş olduğun her
hayra muhtacım. Bu geçmiş zamandır. Her neyi çoktan
gönderdiysen, ben ona çok derinden muhtacım. Başka bir
deyişle, bu gölgelik ve önündeki su onun o anda elde ettiği
her şey. Evi yok, yemeği yok, başka hiçbir şeyi yok; fakat
önündekilere bakıp Allah'a şöyle dua ediyor; "Ey Allah'ım,
çok teşekkür ederim bunlar için; onlara çok ihtiyacım vardı."
Diğer bir deyişle, Allah'tan daha fazlasını istemeden evvel
Allah'ın ona çoktan bahşetmiş olduklarına odaklanıyor.
Şurası açık ki, bazen insanlar birbirlerine iyilikte bulunuyor çünkü şöyle umuyorlar;
"Eğer ben bugün senin için bir iyilik yaparsam, belki yarın sen de benim için yaparsın. Senin de bana bir şey yapacağını umarak bunu gerçekleştiriyorum; al gülüm ver gülüm."
İnsanlara yardım ettiğinizde onlardan gelebilecek teşekkürü duymak için orada beklemeyin. Çünkü yardımda bulunmanızın
amacı onlardan takdir sözleri işitmek olmamalı.