''Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.''
"İnsanları seven, çok seven, onlar için birçok şeyler yapmak isteyen bir insan olabilmek ihtirası içimde doğuyor. Vücudumun ve sinirlerimin kısıldığını hissediyorum. Ne büyük bir arzu ve ne çabuk arzularımın kırılışını duyuyorum."
''Bize 20. yüzyıl başındaki otomobil kültürüne özgü dinamik ve zarif imgeleri çağrıştıran chauffeur (şoför) sözcüğünün, 18. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasında dehşet verici bir anlamı varmış: Kır evlerini basan ve paraları nereye gizlediklerini açıklamaya zorlamak için kurbanlarının ayaklarının altını yakan soygunculara chauffeurs (yakıcılar) deniyormuş.''