Alper Turgay

Alper Turgay
Aylak Adam
Lisans
Balıkesir - İstanbul
Ayvalık, 8 Haziran 1986
2283 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Sar beni, üşüyorum... (Öykü)
Eskiden çok seviyordum o şiiri. Şimdi daha çok seviyorum. Vallahi üstümü başımı yırtacağım, avazım çıktığı kadar bağıracam. Bağırmak istiyorum çünkü. Öyle normal bağırmak değil. Mahalleye anons arabası çağırıp bağırmak. Haydin yazarınız geldi ha! Düşünceler bilenir! İç sıkıntıları tamir edilir! Yalnızlıklar dikilir! Okur lazım, okur! Ulan ben bu şiiri dinlediğimde başka bir ruh halindeydim, demek duygu değişince şiir de değişiyor. Aynı şiir başka yerden vuruyor. Yaz bunu bir kenara Alper, bir yerde işlersin, okursan beğenirsin. Dur ya bu bilinç nasıl bir şey? O Zindankale'de geçiyordu, böyle değildi ki. "Ay şimdi camı çerçeveyi indirip avazım çıktığı kadar baaracam!" Şimdi ne alaka, bu nasıl şiirle kafamda birleşti? Yanlış şekilde. O şiir nasıldı yaa... Haydin yazarınız geldi ha… Güzelmiş aslında. O güzel adam eşeklerin sırtında kitap taşıyormuş, adam dağa taşa çıkmış, köye girince bağırıyormuş. Şimdi olsa öyle olmazdı. Kaçıran üzülür! İlk yüz okuyucuya imzalı! Bir alan ikinci yalnızlığını bedava götürüyor! Yav adam eşeğin üstünde kitap taşımış. Ben birkaç öteye kitap yollarken kargo hesaplıyorum. Kargo da ayrı mesele. Sen Sevil'in oğlusun demi? Evet. Bunlar ne? Kitap yazdım, arkadaşlarıma yollayacağım. Hıı güzel. Güzel dedi geçti. Benden sana abla tavsiyesi, böyle yoğun günlerde gelme. Aramızda müthiş bir senkronizasyon var. O öyle bir vurguluyor ki ben hemen anlıyorum, diğer bilgiyi tamamlayıp bekliyorum, diğer detay, ve diğer... İnsanın hayalindeki uyumlu harika çift olduk. Kargo üç yüz elli lira. Üç yüz elli lira iki kişi güzel köfte ekmek yer, biliyorum, dede mesleği. Üç yüz elli lira bir buçuk kitap. Üç yüz elli lira dört paket sigara değil, daha az oldu galiba, dur. Yaa her şeyi kitaba çevirmeye başladım ben. Dolar kaç olmuş, 43,85. Altın kaç, dur hesaplayayım,
Gülsen Gürkol isimli okura yanıt verildi
Alper Turgay
Gülsen Gürkol Bir de küçük bir ayrıntı vereyim; bu, daha önce Araf incelemesinde bahsettiğim iki öyküden biriydi. Diğeri de hâlâ bir köşede bekliyor. Kısmetse onu da burada paylaşacağım😊
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İkircikli sevdaya dalmış deniz gibi!"
10/10
·212 syf.·
2026 18. kitabı
İyi akşamlar 1K! ‎Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir yazar arkadaşımın, merak ettiğim kitabını okudum. Yazarımız kitabında; özellikle insanın ruh hâlini ve psikanaliz sürecini, derinlemesine anlatarak, okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. ‎ ‎Kitabın konusu hakkında, fazla spoiler vermek istemiyorum. Okuma merakınıza gölge düşmemesi açısından, daha çok karakterlerden ve bende bıraktığı etkilerden bahsedeceğim. ‎ ‎Karakterler: ‎ ‎Baş karakter Ercan: Ayvalık doğumlu, yirmi yedi yaşında, Eskişehir'de üniversite eğitimini tamamlamış bir karakterdir. Yardımsever, merhametli ve vicdanlıdır. Ruh dünyası oldukça hareketli, hayal gücü geniş, sessiz ama derin bir yapıya sahiptir. ‎ ‎Beren: Ercan'ın lise yıllarında âşık olduğu kadındır. İyi niyetli, samimi ve karakterli bir yapısı vardır. Onun da ruh dünyası, en az Ercan kadar kalabalık ve karmaşıktır. ‎ ‎Adara: Kalbi ile aklı arasında sıkışıp kalan, iyi niyetli bir kadın karakterdir. ‎ ‎Sezer: Ercanlar'ın aile dostlarının çocuğudur. ‎ ‎Gökhan: Adara'nın eski erkek arkadaşıdır. ‎ ‎Karakterleri tanıttıktan sonra, kitapla ilgili detay vermeden, bende bıraktığı etkilerden söz etmek istiyorum. ‎ ‎Bu romanda; birçok okurun kendi hayatından izler bulacağını düşünüyorum. Özellikle; lise ve üniversite yıllarından sonra, başlayan yetişkinlik dönemine dair, güçlü yansımalar mevcut. ‎ ‎Ercan'ın ikircikli sevgileri, kararsızlıkları ve iç çatışmaları, romanın merkezinde yer alıyor. Ne aklını ne de kalbini, tam anlamıyla dinleyebilen bir adamın hikâyesi bu. Vazgeçişleri, susuşları, korkuları, inatçılığı ve sürekli ikilemde kalışıyla, kitabın adına yakışır biçimde, sürekli arafta yaşayan bir karakter. ‎ ‎Kitap boyunca, şu sorular zihninizde yankılanıyor: ‎ ‎~ "Çok sevmek mi, çok sevilmek mi insanı ayakta tutar?" ‎ ‎~ "İnsana verilen
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202630 okunma
Alper Turgay isimli okura yanıt verildi
Alper Turgay
Cihan Ataç Hocam, açıkçası okuma deneyiminizin ve yaşadığınız şeylerin büyük kısmı okuma biçiminizle ilgili. Çünkü hangi kitap olursa olsun, düşünce eylemine girmeyen, sorgulamayan bir kişi; okur olarak da o hikâyeye ve o sorulara aynı yerden bakmayacaktır. Her okur kendi dünyasından geçerek okuyor. Bu yüzden sizin pencerenizle benim penceremin hemen hemen aynı manzaralara baktığını hissediyorum. "Sorgulanmamış hayat, yaşanmamış sayılır." sözünü bırakmışsınız ya... Ben de hayata biraz öyle bakıyorum ve hatta bir adım daha ileri taşıyorum. Acıyı da, huzuru da, mutluluğu da mümkün olduğunca farkında olarak yaşamaktan yanayım. Kısacası bilinçli yaşamaktan. Sahte olan, üzeri örtülen şeylerden kaçınmaya çalışıyorum. Belki de bu yüzden çoğu zaman sorulara kayıtsız kalamıyorum. Bu güzel sohbet için ayrıca teşekkür ederim hocam. Umarım yine güzel kitaplarda, güzel hikâyelerde ve birbirimizi yeni hikâyelere teşvik ettiğimiz satırlarda karşılaşırız 😊👌👍
"İkircikli sevdaya dalmış deniz gibi!"
10/10
·212 syf.·
2026 18. kitabı
İyi akşamlar 1K! ‎Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir yazar arkadaşımın, merak ettiğim kitabını okudum. Yazarımız kitabında; özellikle insanın ruh hâlini ve psikanaliz sürecini, derinlemesine anlatarak, okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. ‎ ‎Kitabın konusu hakkında, fazla spoiler vermek istemiyorum. Okuma merakınıza gölge düşmemesi açısından, daha çok karakterlerden ve bende bıraktığı etkilerden bahsedeceğim. ‎ ‎Karakterler: ‎ ‎Baş karakter Ercan: Ayvalık doğumlu, yirmi yedi yaşında, Eskişehir'de üniversite eğitimini tamamlamış bir karakterdir. Yardımsever, merhametli ve vicdanlıdır. Ruh dünyası oldukça hareketli, hayal gücü geniş, sessiz ama derin bir yapıya sahiptir. ‎ ‎Beren: Ercan'ın lise yıllarında âşık olduğu kadındır. İyi niyetli, samimi ve karakterli bir yapısı vardır. Onun da ruh dünyası, en az Ercan kadar kalabalık ve karmaşıktır. ‎ ‎Adara: Kalbi ile aklı arasında sıkışıp kalan, iyi niyetli bir kadın karakterdir. ‎ ‎Sezer: Ercanlar'ın aile dostlarının çocuğudur. ‎ ‎Gökhan: Adara'nın eski erkek arkadaşıdır. ‎ ‎Karakterleri tanıttıktan sonra, kitapla ilgili detay vermeden, bende bıraktığı etkilerden söz etmek istiyorum. ‎ ‎Bu romanda; birçok okurun kendi hayatından izler bulacağını düşünüyorum. Özellikle; lise ve üniversite yıllarından sonra, başlayan yetişkinlik dönemine dair, güçlü yansımalar mevcut. ‎ ‎Ercan'ın ikircikli sevgileri, kararsızlıkları ve iç çatışmaları, romanın merkezinde yer alıyor. Ne aklını ne de kalbini, tam anlamıyla dinleyebilen bir adamın hikâyesi bu. Vazgeçişleri, susuşları, korkuları, inatçılığı ve sürekli ikilemde kalışıyla, kitabın adına yakışır biçimde, sürekli arafta yaşayan bir karakter. ‎ ‎Kitap boyunca, şu sorular zihninizde yankılanıyor: ‎ ‎~ "Çok sevmek mi, çok sevilmek mi insanı ayakta tutar?" ‎ ‎~ "İnsana verilen
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202630 okunma
Alper Turgay
Hocam, bu kitap sana bu kadar soru sordurduysa, düşündürdüyse, bir yerlerden dokunduysa ve bir yöne doğru ittiyse ne güzel... İncelemeni okurken kitabı hislerinle okuduğun çok belli oluyordu. Özellikle bu kadar soru türetmen, üzerine düşünmen, duygu ve düşüncelerinin yoğunluğu çok değerliydi. Çünkü bazen bir hikâyeden geriye cevaplardan çok sorular kalıyor. O sorularla kalabilmek, onları kurcalamak ve kendi cevaplarını aramak da ayrı bir değer. Bir de okuduğum kitapları hissederek anlattığıma değinmen ayrıca kıymetliydi. Çünkü sen de kitabı hissederek okuyan birisin ve bunu satırlarında görmek mümkün. Bu incelemede de bunu fazlasıyla hissettim. Aforizmana da ayrıca takıldım. Önce parçalara ayırıp düşündüm, sonra tekrar birleştirip okudum. İçinde farklı farklı anlamlar vardı. Üzerine düşünmek ve sorgulamak açıkçası çok hoşuma gitti. Güzel sözlerin, dileklerin ve bu okuma yolculuğunda yine birlikte olmak çok güzeldi. Yüreğine, zihnine ve kalemine sağlık hocam 🙏😊🌸 🤝
Sar beni, üşüyorum... (Öykü)
Eskiden çok seviyordum o şiiri. Şimdi daha çok seviyorum. Vallahi üstümü başımı yırtacağım, avazım çıktığı kadar bağıracam. Bağırmak istiyorum çünkü. Öyle normal bağırmak değil. Mahalleye anons arabası çağırıp bağırmak. Haydin yazarınız geldi ha! Düşünceler bilenir! İç sıkıntıları tamir edilir! Yalnızlıklar dikilir! Okur lazım, okur! Ulan ben bu şiiri dinlediğimde başka bir ruh halindeydim, demek duygu değişince şiir de değişiyor. Aynı şiir başka yerden vuruyor. Yaz bunu bir kenara Alper, bir yerde işlersin, okursan beğenirsin. Dur ya bu bilinç nasıl bir şey? O Zindankale'de geçiyordu, böyle değildi ki. "Ay şimdi camı çerçeveyi indirip avazım çıktığı kadar baaracam!" Şimdi ne alaka, bu nasıl şiirle kafamda birleşti? Yanlış şekilde. O şiir nasıldı yaa... Haydin yazarınız geldi ha… Güzelmiş aslında. O güzel adam eşeklerin sırtında kitap taşıyormuş, adam dağa taşa çıkmış, köye girince bağırıyormuş. Şimdi olsa öyle olmazdı. Kaçıran üzülür! İlk yüz okuyucuya imzalı! Bir alan ikinci yalnızlığını bedava götürüyor! Yav adam eşeğin üstünde kitap taşımış. Ben birkaç öteye kitap yollarken kargo hesaplıyorum. Kargo da ayrı mesele. Sen Sevil'in oğlusun demi? Evet. Bunlar ne? Kitap yazdım, arkadaşlarıma yollayacağım. Hıı güzel. Güzel dedi geçti. Benden sana abla tavsiyesi, böyle yoğun günlerde gelme. Aramızda müthiş bir senkronizasyon var. O öyle bir vurguluyor ki ben hemen anlıyorum, diğer bilgiyi tamamlayıp bekliyorum, diğer detay, ve diğer... İnsanın hayalindeki uyumlu harika çift olduk. Kargo üç yüz elli lira. Üç yüz elli lira iki kişi güzel köfte ekmek yer, biliyorum, dede mesleği. Üç yüz elli lira bir buçuk kitap. Üç yüz elli lira dört paket sigara değil, daha az oldu galiba, dur. Yaa her şeyi kitaba çevirmeye başladım ben. Dolar kaç olmuş, 43,85. Altın kaç, dur hesaplayayım,
Gülsen Gürkol isimli okura yanıt verildi
Alper Turgay
Ne güzel bir yorum bu. Gülümsetmesi, somurtması, sorgulatması, üzmesi... Demek ki öykü bir yerde durup tek bir duyguya yaslanmamış, sizinle birlikte yürümüş. Benim için en değerlisi de bu sanırım. Bir metnin okurun içinde bir duygu bırakmasından çok, onu başka bir duyguya taşıyabilmesi. Güzel sözleriniz ve bu yolculuğa eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim. ☕🙏
Lu’bet-ül Ayn
9/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:30
Bir kitap düşünün, daha girişte kendine mahlas veriyor. Yanına da ruhunun üflendiği tarihi iliştiriyor. Sayfalar arasında aşk var, ayrılık var, tasavvuf var, ölüm var ama en çok insanın kendi içine yaptığı yolculuk var. Bazı şiirlerde tanıdık sularda yüzdüm, bazı dizelerde ise durup tekrar okudum. Kitabı bitirdiğimde aklımda bir soru kaldı: Şair gerçekten şiir mi yazmış, yoksa uzun zamandır içinde taşıdığı bir kalbi sayfalara mı bırakmış?
1000Kitap
KülAslı Özgür · Zet Yayınları · 202537 okunma
Aslı Özgür isimli okura yanıt verildi
Alper Turgay
Değerli sözleriniz için çok teşekkür ederim hocam 😊 Aslında üç kitabı peş peşe okumak bana sadece şiirleri değil, şiirlerin arasındaki yolculuğu da görme fırsatı verdi. Bu, diğer yazarları okurken de özellikle dikkat etmeye ve hissetmeye çalıştığım bir şey. Bir kitabı okumak başka, aynı kalemin zaman içindeki dönüşümüne, değişen sesine ve bakışına tanıklık etmek ise bambaşka bir deneyim. Bu yüzden ben de kendimi yalnızca bir okur gibi değil, edebi yolculuğunuzun bazı duraklarına eşlik etmiş biri gibi hissettim. Şiirlerin kendi içindeki değişimini görmek kadar, o değişimin ardındaki arayışı hissedebilmek de benim için çok kıymetliydi. Bu yolculuğa beni de dahil ettiğiniz ve bu eserleri bizlerle buluşturduğunuz için asıl ben teşekkür ederim hocam😊🌸🙏