Bir kitap düşünün, daha girişte kendine mahlas veriyor. Yanına da ruhunun üflendiği tarihi iliştiriyor.
Sayfalar arasında aşk var, ayrılık var, tasavvuf var, ölüm var ama en çok insanın kendi içine yaptığı yolculuk var.
Bazı şiirlerde tanıdık sularda yüzdüm, bazı dizelerde ise durup tekrar okudum.
Kitabı bitirdiğimde aklımda bir soru kaldı:
Şair gerçekten şiir mi yazmış, yoksa uzun zamandır içinde taşıdığı bir kalbi sayfalara mı bırakmış?