Kitabın kapağını ilk gördüğümde gayr-ı ihtiyari şunlar döküldü ağzımdan:"Ateş olduk, kor olduk, kul mu kalacağız, kül mü olacağız?" Aşk insanı yakar kor eder, kül eder, kül olarak kalırsan vay haline, külü kul edesiniz inşallah. İşte bu duygularla elime aldım ve başladım okumaya. Kül mü kul mu ikileminin karşılığınıda buldum kitapta, beşeri aşkın ilahi aşka olan yolculuğuyla. Ben şiir kitaplarını alel acele okumam, yavaş yavaş, bir daha bir daha, her okuduğumda başka bir mana ve anlam bulmaya çalışarak okurum. Okur böyle yavaş ve sindire sindire okuyorsa, şair her bir mısrayı yazmak için neler çekti ve ne kadar zamanda yazdı diye düşünmemek elde değil. Şiir, hipotetik yazılmaz bence. İşte bu sebeple Kül'ü okurken, şair aşka dair hislerini duygularını bütün samimiyeti ile aktarırken, o mısraların kaynağının şairin yaşamından yansımalar olduğunu düşünerek okudum. Her mısra aşka dair bir gerçeklik bir yaşanmışlık ve hayat tecrübesi bence. Aşkın tarifide tarif edeni çok, Aşkı birde Kül'den okuyun, belki Kül'ün aşk tarifinde bulacaksınız aşkın sizde ki karşılığını.
Ömrün güzel, adın daim olsun Aslı Hocam.