Aslında insan için dünya o kadar yabancı değildi. Çünkü: insan, cennetteyken, enfüsî özde de olsa, eşya ve çevre kavramına yabancı değildi. Ama dünyada asıl karşılaştığı yabancı unsur, zamandı. İşte ilk defaydı ki insan dünyada olduğunu anlıyordu. Zaman, dünya hayatının öteki dünya hayatına karşıtlığını en keskin renklerle ortaya çıkaran yeni bir ayraçtı...
Yüzünü Allah'a döndürdüğün zaman, nasibinde varsa uçan sensin, seccade değildir. Seccade uçmaz, ancak, insan uçarsa seccade de onunla birlikte uçmuş olur. Anlayışsız kişi seccadenin uçtuğunu ve insanı da uçurduğunu sanır.
Peygamberlerin çileleri: ateşte yanmaktan kurban olarak kesilmek üzereyken bırakılmaya, kuyulara atılma, kervanlara satılma ve zindanlarda yatırılmaya, balık karnında kalmaya, testereyle kesilmeye kadar giden çileler.
Kolay imân bir inkâra dönüşebilir. Ama çile çekilerek erilen inanç, inkârların fırtınasına dayanıklıdır. Zelzele geçirmiş, sel baskınına uğramış, rüzgârlarla sarsılmış, fakat yine de yerinde sapasağlam duran bir yapı ile her türlü dış etkiden uzak veya mahrum tutulan bir yapı bir midir?
Aslında ilk hâle dönüşte insan görür ki, ilk hâldeki oluşla bu dönüşten sonraki oluş birbirine sadece görünüşte benzemektedir. Gerçekte ikisi arasında büyük bir fark vardır. Cennet deneyinden önceki Adem'le Cennet deneyinden sonra dünyaya dönen Adem arasındaki fark. İnsan Cenneti yitirmiştir, ama onu tekrar arayabilir ve bulabilir. Bir bakıma yorgundur, iptidailiğin o enerjisi yoktur, genç değildir ama hakikata varmış, esere ulaşmış bir hayat gerisinde durmaktadır. Biraz dinlendirecektir dünya, hamlık kendisini. Yontulmamış malzeme, yeni yontular için iştiha uyandıracaktır.
Tırmandığını unuttunsa öyle duracağına düş ve yeniden tırman; durmaktan daha iyi bu.
Ot gibi varolacağına öl ve yeniden diril.
Allah, sana verdiği nimetleri hükmi olarak da olsa ölü hale getirmene razı olmayacaktır hiç bir zaman. Seni çevreleyen nimetleri, düşünceleri, inançları, özel olarak hayatı ölü hale getiremezsin. Seni çevreleyen ilahi dünyayı gönlünde öldüreceğine sen git ölümde yıkan, ölüm âb-ı hayatında yıkan ve ebedi hayat bularak geri dön. Toprak, işte böyle bir çağrıdır insana. Kabirdir. Evet, toprak, veya onun anlamlı, zamanlı, tarihli uzantısı dünya, bu kabir gibi insanı yeniler ve yeni bir dirilişe hazırlar.