Yazarın garip bir tarzı olduğunu düşünüyorum. Birbirleriyle bağlantılı karakterler, birbirlerine bağlanan tuhaf hikayeler, alışılmadık biçimde bir anlatım tekniği.
Güzel ve farklı bir kurgusu var. Türk polisiye romanlarına pek vakıf olmamakla sıkılmadan okuyabileceğiniz keyifli bir kitap. Olayların Türkiye'se geçmesi ve karakterlerin Türkçe isimlendirilmesi kitap okurken alışık olmadığım bir his doğrusu.
Kitabı alırken de arka kapak yazılarından çok ilgimi çekmişti. Bitirdiğimde iyiki okumuşum dediğim bir kitap oldu. Yıllardır felsefeyle uğraşırım ama eidetik denen bir anlatım tipiyle yeni tanışıyorum. Ayrıca Antik Yunan döneminde yazılmış olması da eseri biraz daha değerli kılıyor. Ben okurken sıkılmadım, oldukça sürükleyici ve gizemli bir havası vardı. Klasik polisiyeden sıkılan kişilere bu felsefi ve edebi romanı tavsiye ederim. Okurken sizi kendi döneminin bir yolculuğuna çıkaracağına eminim.
Kitabı çok beğendim. Zaten arka kapağında konuyu okuyunca daha ilk başta insanı bir merak sarıyor. Sayfaları çevirdikçe insanın merakı artıyor. Sonu tahmin edilemeyen kurgular hep ilgimi çekmiştir. Bu yapıt da bu konuda oldukça başarılı bence.
Kitap doğadan ve doğal olandan tamamen izole olmuş, belirsizliğin ve rastgeleliğin olabildiğince yok edildiği bir hegemonyayı anlatıyor. Bu hegemonya içinde yaşayan insanlar artık insanlıklarını kaybetmiş, robotlaşmış, düşünceleri tamamen matematiksel bir kesinliğe indirgenmiş. Baş kahramanımız D-503 ise zamanla bu salt-matematiksel düşünceyi aşarak yeniden insan olduğunu anlıyor ve bu andan itibaren Tek Devlet ve Velinimete bakış açısı zorda olsa değişmeye başlıyor.