Jonathan!"
"Zavallı Fletch. Gözünle gördüklerine sakın inan-ma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin."
Martı Jonathan daha da şeffaflaştı ve boşlukta kayboldu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bu, sürünün yasası bile olsa bir kenara bırakılmalı mı?" diye bir ses yükseldi kalabalıktan.
"En doğru yasa bizi özgürlüğe götürecek olandır,"
dedi Jonathan. "Başka hiçbir şey değil."
"Bizim de senin gibi uçmamızı nasıl beklersin?" dedi
bir başka ses. "Sen, bizlerden farklı, yetenekli ve mükemmel bir kuşsun."
"Fletcher'a, Lowell'a bak. Ya Charles-Rolland, Judy Lee? Onlar da mı farklı, yetenekli ve mükemmel? Sen-den, benden ne farkı var onların? Onların tek farkı, gerçekten kim olduklarını anlamaya ve bunu bilerek yaşamaya başlamaları."
Fletcher hariç, diğer öğrencileri kolay değişmiyordu.
Hålâ ne yaptıklarının farkında değillerdi.
Grup her geçen gün, sorularına yanıt aramak için, yüceltmek ya da küçümsemek için gelenlerle, daha da büyüyordu.
"Ben senin özgür olduğunu söylüyorum."
Martı Kirk Maynard, kanatlarını kolaylıkla ve çabucak olbildiğince açtı ve gecenin karanlığında gökyüzüne yükseldi. Onun beş yüz fit yukarıdan avaz avaz bağırması tüm sürüyü uykusundan etmişti. "Uçabiliyo-rum. Duyuyor musunuz, UÇABİLÍYORUM!" Şafakla birlikte, öğrenci grubunun etrafinda, nerdeyse bine yakın kuş meraklı gözlerle durmuş, Maynard'a bakıyordu. Görülüp görülmemek umurlarında bile de-ğildi, sadece Martı Jonathan'ı dinleyip anlamaya çalışı-yorardı.
Oldukça basit şeylerden söz ediyordu Jonathan; uçmak bir martının en doğal hakkı, özgürlük onun doğasında var ve bu özgürlüğü engelleyecek ne varsa; gelenekler, batıl inançlar ya da herhangi bir şekildeki sınırlamalar, tümü bir kenara bırakılmalıdır.
“
Uçmak bir yerden bir yere ulaşmak için kanat çırpmaktan daha öte bir şey. Bunu ... bunu bir sivrisinek de yapar. Sadece hoşluk olsun diye, liderimiz yaşlı martının gözü önünde ufak bir takla atmam, sürüden dış-anmama yetti. Onlar, ne yaptığımı göremeyecek kadar kör müydüler? Gerçekten uçmayı öğrendiğimiz zaman ne kadar gururlanacağımızı düşünemezler miydi?