■ Abdullah bin Amr okuma yazma bilmenin avantajını kullanarak Efendimiz'den (s.a.v) ne duymuşsa bunları sahifelere yazmaya başlamıştır. O bunu yapmaya başlayınca, sahâbeden bazılarının uyarısı ile karşılaşmıştır. Bazıları demişlerdir ki; Ey Abdullah ! Sen efendimiz'den ne duyarsan onu yazıyorsun. Ama unutma ki o da bir beşerdir; bazen sevinçte, bazen üzüntüde sözler söyleyebilir. Eğer bunları kayıt altına alırsan bizden sonrakiler sözün maksadını bilmedikleri için sıkıntıya düşebilirler. Bundan dolayı bu yazma işini terk et. (1) Abdullah bin Amr, bu sözleri duyunca Efendimiz'e gelir ve başından geçenleri anlatır. Efendimiz (s.a.v) mübarek elini ağzına götürerek der ki: Yaz hayatım elinde olan ( Allah'a ) yemin ederim ki buradan hak sözden başka bir şey çıkmaz. (2)]
Sayfa 395 - Kaynak 1: Hatib el Bağdâdi, Takyidü'l - İlm, s.80. / Kaynak 2: (Hadis-i Şerif) Ebû Dâvûd, İlim, 3.·Kitabı okudu
■ Okumayan, araştırmayan insanlar, Türkiye üzerinde Doğu ve Batı dünyasının oynadığı melun oyunları nasıl bilebilirler ? Böyle bir ülkede birliğimizi beraberliğmizi nasıl sağlayabiliriz ? Dilimizi, edebiyatımızı, güzel sanatlarımızı nasıl geliştirebiliriz ? PKK ihanetinin altında çok büyük bir cehalet bataklığı var. Türkiye'de Alevi - Sünni gerginliği de hep bilgisizlikten kaynaklanıyor.
■ Bazı kimseler, İngilizce - Fransızca - İtalyanca kelimelerle konuşup yazdıkları takdirde çağdaş olacaklarını sanıyorlar. Yanlış. Böyle kafalar, gelişmemiş geri kalmış kafalardır.