Algıladığımız dış dünya, duyularımıza çarpan ham ve muğlak sinyalleri biçimlendirdiğimiz geçmiş deneyimlerimiz ve gelecek beklentilerimizden ibarettir.
Bütünü oluşturan parçaların toplamı değil, aralarındaki ilişkinin biçimidir. İlişkinin niteliği, parçaların ne olduğu hakkındaki görüşümüzü de gölgeler ve değiştirir. Sonunda ilişki, parçayı da bütünü de tanımlayan şeye dönüşür.