Tercüme edilemeyen duygular, yanlış tercümenin ürettiği düşüncelerle karşılandığından ve başka türlüsünün de mümkün olmamasından ötürü, insan dışarıya olduğu kadar, kendisine de yabancıdır.
Hiçbir irademiz olmadan, zamanın birinde, rastgele bir ülkede, bilinçle seçmediğimiz bir ailede, tesadüfen denk geldiğimiz bir kültür çerçevesine, şansın belirlediği bir gelir düzeyine, müdahale edemediğimiz bir toplumsal ilişkiler ağına doğarız.