İçinden çıkılmaz kaotik bir durum karşısında, hep bundan kurtulmak için yüzyıllar gerek, diye düşünülür. Ama birdenbire bir adam ortaya çıkar ve ölüme mahkum olduğu düşünülen ağaç sanki sihirli bir değnek değmiş gibi yeşillenir, yaprakları biter, meyve verir, dibine gölgesi düşer yeniden.
Casusluk, ihanetler, tutuklamalar işkenceler, idamlar, ortadan kaybolmalar dur durak bilmeden sürüp gidecek. Bir zafer dünyası olduğu kadar bir terör dünyası olacak bu dünya. Parti ne denli güçlenirse, o ölçüde hoşgörüsüzleşecek: Muhalefet ne denli zayıflarsa, zorbalık o ölçüde artacak. Goldstein ve onu izleyen sapkınlar sonsuza dek yaşayacaklar. Her gün, her an, sabah akşam, dize getirilecek, aşağılanacak, küçük düşürülecek, yüzlerine tükürülecek, ama yine de her zaman var olacaklar...
Derler ki zaman her şeyi iyi edermiş,
Zamanla her şey unutulur gidermiş,
Bir de bana sor, o gözyaşlar ve kahkahalar,
Bugün hâla canımı yakar, yüreğimi dağlar!