Mehmet Emir Tümer

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun. Yıktın da din-i mübini, yeni bir din kurdun... M. Akif Ersoy
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"İman" etmek için "emin" olmak gerekir. Bu iki kelime aynı kökten gelir. Okumadığı/anlamadığı bir kitaba iman ettiğini söyleyen insan boş bir iddiada bulunuyordur. O kişi aslında atalarına/toplumunun gelenleklerine iman ediyordur. Dini, coğrafyasından ibarettir. Hindistan'da doğsa Budist, İspanya'da doğsa Katolik adayıdır. Hangi coğrafyada doğarsa, o dine mensup olacak olan bir taklitçidir.
Din
Muaviye'nin hanedan hırsı halifeliğin tamamen değiştirilmesini gerektiriyordu. Bu konuda hem Sünni'ler hem de Şii'ler aynı fikirdeydi. İslam'ın ilk yıllarında etkili olan ilk demokratik yönetim tarzı -fikir ya da oybirliği konusunda tam başarılı olamamış şura tarzı- artık geçmişte kalacaktı. Bizans despotizmi Hristiyanlığa nasıl uyduysa, Emevi despotizmi de İslam'a uygun gelecekti.
Sayfa 192·Kitabı okudu
Tarih
Suikastlarda öldürülenler bir an için kahraman olarak görülürler. Geçmişte işlenmiş günahlar sadece affedilmez, tamamen unutulur. Ani yaşanan kayıp ışığında her söz yeniden yorumlanır, bir zamanlar hatalı olduğu düşünülen her politika doğru gibi gelir insanlara. Politik yaşam, ne olması gerektiği duygusuyla insanların kafalarını meşgul eder, sadece suikast olmasaydı ideal bir dünya olurdu diye düşünülür. Bugün böyle olduğu gibi, yedinci yüzyılda Kufa'da da böyleydi bu. Ali'nin hayatını alan kılıç darbesi aynı zamanda onunla ilgili tüm kuşkuları da alıp götürdü. Hayatta iken onu küçümseyen Iraklılar, ölümünden sonra iyice yücelttiler, neredeyse Muhammed düzeyine çıkaracaklardı.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Tarih
Muaviye bir gün ordusunun başındaki generaline: "Ne kadar kurnaz bir adamsın sen?" diye sordu. General gururlu bir ifadeyle: "Hiçbir zaman içinden çıkamayacağım güç bir duruma düşmedim." diye cevap verdi. Muaviye bu fırsatı kaçırmadı ve "Ama ben hiçbir zaman, içinden çıkma ihtiyacı duyacağım bir duruma düşmedim." dedi. Niccolo Machiavelli "Prens"i yazmadan sekiz yüzyıl önce, Muaviye, güce ulaşma ve elinde tutma konusunda bir uzmandı, rüşvet, övgü, zeka ya da sadece hesaplanmış bir aldatma yoluyla sağlanan hileli yönlendirme sanatından büyük zevk alan açıkgöz bir pragmatistti.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Tarih