Eski Yunan dili insanların deneyimlediği muhtelif sevgi biçimlerini sekiz ayrı ve birbirinden farklı sözcükle ifade ediyordu: Aynı ismi taşıyan tanrıçadan ilhamla "Eros" (yalnızca bizim anladığımız şekliyle erotik aşkı değil, aynı zamanda sevenin sevilenin sahip olduğu bir şeyi istediği sevgi türünü de içeriyordu, örneğin çırağın usta zanaatkara duyduğu sevgi gibi); "Philia" ya da sevecen sevgi ("Philiasophia" sözcüğü "bilgelik sevgisi" anlamına gelir); "Storge" ya da aile sevgisi, örneğin insanın çocuklarına ve ebeveynlerine duyduğu sevgi; "Ludus" ya da oyuncu sevgi (cilveleşmeyi düşünün); "Mania" ya da takıntılı aşk ("eros" ile "ludus" arasındaki dengenin kaybedilmesi olarak düşünülüyordu; "Pragma" ya da kalıcı sevgi (kırk küsur yıldır evli bir çiftin sevgisi gibi); "Philautia" ya da kendi kendine duyulan sevgi; ve sevginin en yüksek biçimi, "Agape" ya da özdeci sevgi.