Abdulkadir Altay

Abdulkadir Altay
@Altay_25
Öğretmen
Lisans, Klasik Türk Edebiyatı YL
Erzurum
27 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Ey hayat, beni, yalnız beni böyle hüzünlere kundaklayıp imamsız camiler önüne bıraktın kuşluk vakitleri!..
Şiir
Reklam
Maskeymiş yüzümdeki tebessüm Dedim, Hey Arkadaş, yani ben bu elemden kurtulmalıyım!..
Şiir
D/ağlayan Şiir
Anneler de ölür ey çocuk! mavi kadar güzel gözlerini yitirerek gecede, göğüs yırtmalar, çırpınışlar, kahroluşlar; özleyişler özleyişler, darmadağınık şeyler; bozulmuş yataklar, kırışmış çarşaflar, kim bilir şimdi hangi haritalarında ölümün aşkın hangi haritalarında... Yürüyorum, koşuyorum, uçuyorum saatler süren yolları tüketiyorum bir solukta, bırakıyorum her şeyi eve yaklaşınca, su gibi akıyor merdivenler, nasıl da vuruyor yüreğim hasretin kızgın örslerinde, bir kapı açılacak, şaşkın, coşkun ve sevinçlerle kuşatılmış anama sarılacağım /nereye geldim ben böyle düşer gibi gecenin içine, nasıl aktı merdivenler ayaklarımda üçer beşer, anası var çocuklar gibi/ eskiden de suskun muydu böyle gece yarıları? Dinmiş fırtına, şimdi, özellikle şimdi gebedir hüzün yeni doğmalara, hüznüm dünyayı kucaklasa yeridir. Anasının elini kalabalıklarda yitmiş küçük bir çocuğun ağlarken içlendiği gibi içlendiğimde, çocuktum, yitirirdim kendimi gündüzleri, en gizli köşeler benimdi, yorumlardım durgun bir suda gönlüme ağıyor gibi... İki eli çenesinde düğümlü çocuk, en iyi ben bilirdim hüzünle hâlleşmeyi, soylu bir konuk gibi bırakmazdım gitsin geceyi... Ve şimdi duyuyorum yüreğimin bir şair yüreği gibi çıldırarak çarptığını, bir şiir yara/sızlar anlamada anlamaz.
Şiir
Bir avuç Bedir toprağı basarız bassak yaramıza tütün yerine...
Şiir
Optimus magister bonus liber: En iyi öğretmen, iyi bir kitaptır. Öğretmen, öğretme kabiliyetine sahip olandır. Yani o, nefsinde öğrenilmeye değer şeyleri toplamış olmaktan başka ve ona ilave olarak ayrıca öğreteceğini öğrencisinin öğreneceği şekilde açıp açıklama becerisine, verilmiş olmadıkça edinilmesi en güç olan becerilerden birine sahiptir. Deyişte kastedilense daha fazlasına: O, sevgiyle kendisine boyun eğen talebesinin elinden tutar, önce onu talip olduğu şeye açar, onu oraya erdirir. Daha da fazlasına: O, adına yaraşır iştiyakla önüne gelenin yeteneğini ve yakınlığını açılmış hâliyle önceden görür, açılmayı kolaylaştırmak ve dağılmanın önüne geçmek için düzenler, hazırlar, maharetiyle uzaktakileri yakınlaştırır, yakınındakileri uzaklaştırır, onu yoğurur, pişirir, olgunlaştırır ve şekillendirir. Bu, kitaptan verebileceğinin fazlasını beklemek olur. Ama bunu bugün geldiğimiz bu noktada aynı eminlikle söyleyebilir miyiz?..
Felsefe
Reklam