Öylesine gideceğim
Taş yürekli yolları kamçılayacak çizmem
Başımda hercai aşklarımdan bir çelenk
Bir istasyon kaçağı zifiri tren
Karda fayton çığlıkları, sarıkamış’tan
Öylesine gideceğim
Gölgem kalacak
büyümüş bir inkardan, gecikmiş bir intihardan
öylesine gideceğim
neyim kalacak
Parmak uçlarımda paslı çiviler
Bütün zindanları yıkarak birer birer
Gözlerin çağırıyor beni
Adı konulmamış yıldızlardan koparak
Vadilerde biriken yalnızlığım
Kalbimi avuçlarına almış
Tutuyor sana doğru
Damıt kalbini kuşkulu yokuşlardan
Kurtul karanlığından fotoğrafların
Her köşede o isyan, o intihar cinleri
Her menzilde Leyla’yı küçümseyen gölgeler
Ne seni görüyorum hayatın boşluğunda
Ne de son anlarında resmini büyütüyor
Yokluğunla savaşan intihar temrinleri
Gizlenme ardına fesleğenlerin
Bahaneden bıkmıştır bezirganlar, mevsimler
Unutulmuş sancılı haykırışlar uğruna
Derinden ve telaşsız bir uyanıştır şiir
Bu yüzden zehire batmış urganlar gül kokulu
Bu yüzden gözlerine ayarlıdır saatler