Dilek

Dilek
@Altayla
7 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·272 syf.··
2022 2. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 13:14
Çıplak Deniz Çıplak Ada Yaşar Kemal'in yadsınamaz güzellikteki üslubu kendini belli ediyor ama son roman pek çok kişinin dikkatini çekeceği üzere diğer üçüne nazaran hızlı yazılmış hissi veriyor. Bunda yazarın elbette yaşadığı sağlık sorunları vs.etkilidir çünkü çok uzun sürede yazılmış. Yaşar Kemal ile uzaktan yakından alakası olmayan bir roman yani ne yazık ki. Olaylar çok kısa kesilerek geçilmiş, pek çok mesele yarım kalmış. Anlatılsa bir iki roman daha yazılırmış aslında. Konuşulacak çok şey var ama örnek olması açısından:bir kışı çok zor geçiren ada sakinleri sonraki zamanlarda ne yaptı? Çünkü bütün ağaçlar yakacak olarak kullanmıştı. Hele Poyraz-Zehra aşkı ve evlilikleri... Okurken "Sayfa mı atladım acaba?" diyor insan. Bu nedenle eksik kalmış bir seri benim için.Kısacası ilk üç roman çok ama çok detaylıyken bu son roman üçünün aksine geçiştirilmiş resmen. Bunların dışında savaşları,göçleri, acıları, gurbeti insan damarlarına kadar hissediyor. Menekşe kokusunu bilmeyenler adeta menekşe kokluyor romanı okurken. Bu da üstadın en önemli özelliği elbette.
Çıplak Deniz Çıplak AdaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20253,153 okunma
Reklam
Puan vermedi·183 syf.··
2021 5. kitabı
·
295 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2021 18:07
Mümin - Kâfir 1986'da ilk basımı-yazarının ölümünden 3 yıl sonra- yapılan bu eserde Necip Fazıl'ın tasavvuf hakkındaki ufak ufak fikirleri karşınıza çıkıyor. Özellikle şeyhi ve bağlı olduğu cemaatin ismi zikrediliyor birkaç yerde. Baştaki mümin-kafir diyalogları güzel, ilerleyen bölümlerde başlıklar altında minik fikir yazılarını görüyoruz Necip Fazıl'ın. Tabii ki din ve tasavvuf üzerine. Sonraki bölümde de Hz. Ömer'in kişiliği ile ilgili örnekler geliyor ve yine birtakım kavramlar başlığında fikirleri ile son buluyor. Tasavvuf elbette tartışmaya açık bir konu ama benim de soru işareti ile yaklaştığım cümleleri yok değil. Mesela "İtikad" başlığında yol üç basamaklıdır demiş ve 1- iman ve itikadın düzeltilmesi. Kılavuz ise gerçek sünnet ve cemaat ehli(büyük ihtimalle şeyhi) 2- şeriata göre amel 3- bâtın yolcuları olan büyük marifet kahramanlarının eteğine yapışmak... Başka bir başlıkta kâmil mürşide rastgelinince de yapılacak iş gasledicinin elindeki ölü gibi kendini ona bırakmaktır... Bunun gibi cümleler. Ama tam tersi çok lezzetli cümleler, altını çizmelik, de karşılıyor bizi. Yine de okunası bir eser.
Tasavvuf
Mümin - KâfirNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20181,634 okunma
Puan vermedi·419 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 03:43
Berna Moran"Bir Huzursuzluğun Romanı: Huzur" makalesinde romandaki çatışmayı güçlü bulmaz ki gerçekten okuduğumuzda dolu dolu bir çatışma ve ikilem hissedemiyoruz-özellikle başkahraman Mümtaz'da- Ancak ekler: Huzur'u okutan romandaki çatışma değil, Tanpınar'ın dünyaya ve hayata belli bir kültür düzeyinden, ince bir zevk be duyarlıkla bakışıdır. Gerçekten de okurken insanı büyüleyen bir üslubu var bu romanın ve Tanpınar'ın. Okurken kelimelerden lezzet alıyor insan. Roman, suyu tükenmeyen bir kültür çeşmesi adeta. Tanpınar'ın İhsan üzerinden verdiği fikirler de bir o kadar doğru. Bu arada romandaki İhsan, Yahya Kemal'i temsil ediyor. Mümtaz da Tanpınar'ı. Yahya Kemal de Tanpınar'ın hocasıydı zaten ki İhsan da Mümtaz'ın fikirleriyle olgunlaştığı ve fikirlerinden etkilendiği "ağabeyi"dir romanda. Otobiyografik bir özelliğe de sahiptir Huzur. Dikkatimi çeken ise huzur kelimesinin romanda çok az geçmesi. Sayfa 379'da "Neden böyle oldu, niçin herkes bana böyle yükleniyor? Huzurdan bahsediyordu. Peki benim huzurum nerede kaldı?" kısmında geçiyor kelime. Onun dışında başka yerde kullanılmadı yanılmıyorsam. Peki benim huzurum nerede kaldı, sorusu da romanın ve Mümtaz'ın özü bana göre.
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
Puan vermedi·457 syf.··
2021 2. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 14:06
Doğu'dan Uzakta Amin Maalouf'u ikinci okuyuşum ve ikidir aynı duyguya kapıldım. Roman başlarda iyi giderken birden beni kendinden uzaklaştırıyor. Semerkant da öyleydi benim için. Kendimi zorlayarak okudum bazı yerleri. "Üç saatlik diziyi doldursun da ne olursa olsun." havası vardı bazı bölümlerde. Bu tabii ki yazarı ve eseri değersizleştirmez, üslup meselesi. Herkeste de aynı etki olmaz muhakkak. Yine de okumaya devam edeceğim, diğer romanlarını merak ediyorum. Şaşırtıcı bitti roman. Değindiği bazı fikirler güzeldi. Arafta kalma, Doğu'dan uzakta ama bir nevi içinde hep Doğulu olma durumu... Beni yansıttığı için de etkiledi büyük ihtimalle. Farklı inanışlara mensup insanların birbirini ötekileştirmeden bir arada olmaları da güzeldi ama işte bazı geçişler bıçak kesiği gibi. Lübnan'ı, Lübnan kelimesini zikretmeden anlatan adam...
Doğu'dan UzaktaAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma