Sabahattin Ali’nin ruhumuza işleyen ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna’nın finaline geldik. Berlin sokaklarında başlayan o masum rüyanın, Ankara’nın gri kaldırımlarında nasıl sessiz bir çığlığa dönüştüğünü seslendirirken boğazımın düğümlendiği anlar oldu.
"Dünyada en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamın bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha malik olduğunu niçin anlamıyoruz?" diye soruyordu Sabahattin Ali. Bu final bölümünü okurken bu sorunun ağırlığını omuzlarımda hissettim.
Siz kitabı bitirdiğinizde ne hissetmiştiniz? Maria Puder’in akıbeti mi yoksa Raif Efendi’nin o "yaşamamış" gibi giden sessizliği mi sizi daha çok yaraladı?
Sizler için hem bu son veda bölümünü hem de kitabın tamamına ulaşabileceğiniz linkleri aşağıya bırakıyorum. İster parça parça, ister tek seferde bu hüzünlü yolculuğa çıkabilirsiniz.