Altun A.Ş

Altun A.Ş
@AltunAyyildiz
Yeni dünya yeni insanlar yeni ırk
10/10
·896 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
136 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 09:09
Octavia E. Butler’ın yazdığı 3 kitabı İthaki yayınları tek kitapta toplamış. Xenogenesis üçlemesi temelde uzaylıların dünyayı kurtarmasını anlatıyor. İnsanlık savaşlarla dünyayı ve kendini yok etmek üzereyken gelen uzaylılar önce insanlığı kurtarıyor daha sonra yüzyıllardır sürdürdüğü amaç için dünyada kalıyor. Ana karakter Lilith ismiyle çarpıcı ve bir siyahi. Lilith’ in önce uzay gemisinde daha sonra dünyada uzaylılar ve insanlarla bir arada yaşamasını çok detaylı bir şekilde okuyoruz. Lilith yeni doğacak ırkın öncüsü ve insanları yeni dünyaya adapte etmek için seçilmiş bir öğretmen. Ancak insanların bazısı Lilith’e asla iyi davranmıyorlar uzaylıların amacını anlamamakta ısrar ediyorlar. İlk okuduğumda öfkelendiğinde bu konuya daha sonra hak vermeye başladım. Size yeni bir hayat sunuluyor ancak sizden dünyanızı, geleceğinizi, cinselliğinizi, üremenizi ve çocuklarınızı elinizden alıyorlar. Seçim yapmak gerçekten zor. İnsanlar hayata sıfırdan yeniden başlarken ne kadar vahşi olduklarını okudukça şaşırdım. Tüm insanlığın yok olacağını bile bile öldürme arzusundan asla vazgeçmiyor insanlık. İlk kitapta insanlığın dünyaya ve uzaylılara adaptasyonunu detaylı bir şekilde okuduktan sonra 2. Kitapta Lilith geri planda karşımıza çıkıyor ve çocuğunun hayatını okumaya başlıyoruz. Yeni doğan ırkın ilk erkek çocuğunun bebeklikten itibaren gelişimi ve belirledikleri amaç uğruna terk edilişini detaylıca okuma şansı buluyoruz. 3. Kitapta ise Lilith’in başka bir ilk çocuğunu omun gelişimini ve amacını okuyoruz.(Spoiler olmadan ırkını belirtmiyorum) 3. Kitap bence biraz hızlı işlenmiş özellikle son kısımlar biraz aceleye gelmiş gibi. Uzun uzun detaylı bir şekilde okumaya doyamadığı için beni fazla tatmin etmedi. Lilith ve çocuklarının hayatını okumak çok güzeldi ancak uzaylıların
1000k
Lilith’in DölüOctavia E. Butler · İthaki Yayınları · 2022244 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·268 syf.··
2025 22. kitabı
·
90 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 01:42
Kitap Süreyya ve Suat’ın harika ve romantik ilişkilerini anlatıp beni cezbederken nasıl oluyor da Necip araya giriyor anlamıyorum. Suatın kocasına olan aşkından etkilenip de aşık olmak nasıl bir saçmalık aklım almıyor. Bütün duygular çok uzun anlatıldığı için odaklanma problemi yaşadım sürekli. Aldatan kadın hikayeleri arasında hak vermediğim şu an için tek kişi Suat. Necip’in hem Suat’ın ona aşık olmasını istemesi hem de aşık olursa hayallerindeki kadın olamayacağını düşünmesi iç dünyasındaki karmaşıklık delirtti resmen.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550,1bin okunma
1/10
·364 syf.··
2025 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 23:20
Bu kitap için harcadığım zamana, kesilen ağaca, basımı için verilen emeğe üzülüyorum. Bir pedofili vakasını hangi kelimelerle süslerseniz süsleyin adı pedofilidir meşrulaştırılamaz. Eğer bu adamı anlayabiliyorsanız yazdıklarını severek okuduysanız sizin de tedavi görmeniz gerekir. Çok bile yazdım böyle bir kitap için tek kelime yeterli “REZALET”
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,525 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2024 11. kitabı
·
106 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2024 23:56
Ah Nana beni ne çok yordun. Madame Bovary den sonra okumakta en çok zorlandığım kitap oldu. İlk 200 sayfa olaysız ve çok sıkıcı geçti size spoiler olmadan aktarayım izninizle. Nana kitabın ilk sayfalarından itibaren birden düştü önümüze. Kimdi neydi bilmiyoruz sadece herkesin dilinde bir fahişe. Ama o gece bir tiyatroda yer alacaktı. Herkes bir fahişenin performansı için tiyatroya akın etmişti ya da çıplak tenini görebilmek için diyelim. Tiyatrodaki beceriksizliğinden sesinin kötülüğünden ve teninin güzelliğinden uzun uzun bahsetmiş yazar. Tiyatrodan sonra Nana’nın şanı artıp gidiyor. Ertesi gün evine gelen giden çiçekler, adamlar hiç bitmiyor. Hatta içlerinde hayır kurumu için bir fahişeden yardım isteyen bir çift adam bile var. Bu adamlardan biri daha sonrasında Nana’nın yemek davetine karşılık vermiyor. “Onun düzeyinde olan bir erkeğin böyle kadınların manasında işi olmazdı” ama iş para ve hayır mevzusuna gelince bir fahişeden de yardım dilenilirdi tabi. Heyecanla başlayan kitap birden bire kontesin evinde sıkıcı bir toplantıya geçiyor. O gece her sıkıcı detayı ile uzun uzun anlatılıyor. Erkeklerin sürekli kadın bedeni hakkındaki yorumlarını konuşmalarını okurken kriz geçirebilirsiniz. Kontesin evindeki herkes ertesi gece Nana’nın evindeki yemek konusunda sözleştiler. 38 kişilik kalabalık yemek saygın bir şekilde başlayıp herkesin kendi varoşluğunu ortaya çıkarıp rezil bir şekilde son buldu. Masadaki tüm kadınlar ve onların sevgilileri birbirlerini kıskanıp çekiştirip durdular. Herkesin bu kadar basit olması insanın midesini bulandıracak cinstendi. Nana hüsran dolu bu yemekten sonra tiyatroya devam etti ve burada bir prensi etkilemeyi başardı. Öyle ki Nana odasında 2. Perde için hazırlanırken yarı çıplak bir şekilde prensi misafir etti. Bu misafirlik sırasında kont
1000Kitap
NanaEmile Zola · Can Yayınları · 20205,5bin okunma
Dünyada yiyecek hiçbir hayvan kalmasaydı hala et yemek ister miydiniz?
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2022 23:27
Hayatınızda en az 2 tane distopik eser okuduysanız insanlığın çeşitli şekilde yok oluşuna sahit olmuşsunuzdur. Ama bu distopyada yok olan insanlık değil hayvanlar alemi. Nedeni bilinmeyen hayvan kaynaklı bir virüs insanların ölümüne yol açıyor. Üstelik öyle günümüzdeki gibi spesifik bir hayvanda geçerli bir durum değil bu bütün hayvanlar insanları hasta ediyor. Vahşisinden evciline, uçanından yüzenine hepsi. İnsanlar virüse çare bulamadıktan sonra soylarının devamı için çözümü hayvan ırklarını yok etmekte buluyor. Hayvanların olmadığı bir dünya ne kadar sessiz ve boş olurdu öyle değil mi? Sokaklarda uçan kuşların, havlayan köpeklerin, mırıldanan kedilerin ve hatta sineklerin olmadığı bir dünya ne kadar da boş ve sessiz olurdu öyle değil mi? Yazar bu noktada ekolojik dengenin bozulmasına girmeden bize hepcil olan insanların et olmadan neler yaşadığını anlatıyor. Hayvanlar olmadan da hayatta kalmamızı sağlayacak yeterince bitki var dünyada ama insanlar bir şekilde etsiz yapamıyor ve birbirini yemeye başlıyorlar. İlk olarak komşular savunmasız olarak diğer komşularını yemeye başlıyor. Daha sonra vakalar arttıkça yönetim buna el koymaya başlıyor. Yasal ve özel olarak besi hayvanları yetişriliyor. Hayır bu öyle koyun inek falan değil bildiğimiz insan. Çiftliklerdeki toynakların yerini insan ayakları alıyor. Ana karakter bu çiftliklerde çalışan sorumlulardan biri olduğu için besi hayvanının doğumundan insanların sofrasına kadar bütün süreçlerine detaylı bir şekilde şahit oluyoruz. Çiftliklerde yetişen insanların üretimi, bakımı büyümesi sağlık taraması mezbaha süreci aklınıza gelebilecek her şey detaylandırılmış. Bazı yerlerde dehşete kapıldım ve mide bulantısı krizleri yaşadım. Ama tuhaf bir şekilde kitabın sonuna doğru buna ben bile alıştım. Günümüzde bile özellikle
1000k
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Çınar Yayınları · 20202,436 okunma