Genç Adam: Ama insanı fare ile aynı seviyeye koymaya hiç hakkın yok.
Yaşlı Adam: Yok - ahlaki olarak. Bu, fareye karşı adil olmazdı. Fare insandan çok daha yukarıdadır.
Oysa, ben derim ki,
güzellik bir ihtiyaç değil,
bir coşkudur, bir erinçtir.
Ne susamış bir ağızdır güzellik,
ne de uzanmış boş bir el.
Fakat daha çok da tutuşmuş bir gönüldür
ve büyülenmiş bir gönül...
"Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayakdaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey."
"Ben senin yanından bir daha hiç ayrılmak istemiyorum, biliyor musun?"
"Niye?"
"Çünkü dünyanın en iyi insanı sensin. Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor."