İnsan sesi işitmiyordum; gözler, kulaklar tüm duygular sabahtan geceye, geceden sabaha kadar en ufak bir gıdayla beslenmiyor; insan kendisiyle, bedeniyle,masa, yatak, pencere, leğen gibi beş altı cansız nesneyle çaresiz yanlız kalıyor, bu suskunluğun kapkara okyanusundan cam fanusunun aldıtındaki dalgıç gibi yaşıyordu. Yapacak hiçbir iş yoktu, hiçbir ses duymuyor, hiçbir şey görülmüyordu;her yer kesintisiz bir hiçlikle, tümden mekansız ve zamansız bir boşlukla kuşatılmıştır. Odada volta atarken düşüncelerin de seninle birlikte volta atıyor, hiç durmadan volta atıyor. Fakat ne kadar soyut olsalarda, sonuçta düşüncelerin de bir dayanak noktasına ihtiyacı vardır, yoksa yalpa vurmaya ve anlamsızca kendi efkarlarında dönmeye başlar;düşünceler de katlanamaz hiçliğe.Birşey olmasını bekliyordun, sabahtan akşama kadar bekliyordun ama hiç bir şey olmuyordu. Yine bekliyor, yine bekliyordun. Birşey olmuyordu. Bekliyordun, bekliyordun, bekliyordun, şakaklarına ağrılar girene kadar düşünüyor, düşünüyordun. Hiçbir şey olmuyor. Yine yanlız, yine yanlızdın. Yapayalnız.