Safa‘dan başlamıştım koşmaya. Safa belli ki kalpti. Dupduruydu kalbim, ama ihtiyaç içindeydim. Oradan Merve’ye koştum. Biliyordum ihtiyaçlarımıza kalpten akan saf gözyaşları ulaştırırdı. Dünyevi isteklerimiz de çakıl taşlarıydı.
Şu dünyada çakıl taşları için ne kadar çok ağlar dururduk.
Susarlar.
Kızmazlar.
Küsmezler.
Kırmazlar.
Kırılmazlar.
Her şeyde bir güzellik bulurlar.
Hiçbir şeyi insanoğlundan bilmezler Rabbinden bilirler.
Her şeyi ondan umup beklerler.