Bahar

Hitler
"... -... Sonunda neredeyse manastir gibi kati kurallarla yönetilen bir erkek siğinma evine yerlesti. Sokakta tezgahlarda satilan kendi çizdiği kartpostallarla hayatini kazanmaya calisiyordu. Bol bol okuyor ve siğinma evinde kalan insanlara nutuklar atiyordu. Sosyal faaliyet odasinda toplandiklarinda Yahudiler ve koministler hakkindaki düsüncelerini anlatiyor ve Almanya'nin kaderinin diğer uluslardan üstün olmak zorunda olduğunu söylüyordu. Bazen oradakilerden biri Hitler'in ceketini gizlice oturduğu siraya bagladiktan sonra onu cileden cikararak siyasi icerikli bir soru soruyordu. Iste o zaman bağira çağira ayağa firladiğinda oturduğu sira da onunla birlikte kalkiyor ve insanlar bu durumuna uzun uzun gülüyorlardi."
Sayfa 248 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"... Bana geldiği ilk günler söylemisti Tanri'ya küstüğünü. Belki bu konulari etraflica konusursak, bu küslük biter. Tanri 'ya küsmek demek aslinda kisinin kendisine küsmesi demektir, umutsuzluk, mutsuzluk, caresizlik demektir."
Sayfa 197 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
"... -Düsündüm de sana son söylediğim cümle tam olarak gerceği yansitmiyor galiba. Ağlamaktan ben de korkuyorum. - Korkuyorsunuz değil mi? Sizin su dürüstlüğünüz var ya... Bunun icin bile icimden ağlamak geliyor... Sizin de korktuğunuzu tahmin ediyordum zaten... Insanin zayifliğini, acizliğini bir baskasina göstermesi... kolay olmasa gerek. -Haklisin ama isin baska bir boyutu daha var, onu baskalari kadar kendimize de göstermis oluyoruz. Yani caresizliğimizle bas basa kaldiğimiz bir durum galiba. Ama insan olmak böyle birsey iste!"
Sayfa 181 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu

Bahar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·504 syf.·
20 günde okudu
·
2017 234. kitabı
Ransom Riggs
8.6/10 · 2.093 okunma
"Sizofreni, adi cok bilinen ama toplum tarafindan pek taninmayan bir hastaliktir. Cogu zaman insan dogdugu zaman genlerinde kendiyle birlikte onu da getirir dünyaya. Ergenlik caglarindan sonra göstermeye baslar kendini. Ice dönük, az konusan, insanlarla kolay iliski kuramayan, kendi halinde insanlardir bunlar. Genellikle cok zeki olurlar ve ders basarilari cok yüksektir. Okul birincileri bunlardan cikar. Hastalik kücük bir olayla ve ya durup dururken cikar ortaya. Önce yoğun bir sikinti hisseder hasta. Öyle bir sikintidir ki, sanki barajlari parcalayan azgin sular gibi gelir ve insanlarin hissedebilecegi her türlü agridan daha fazla aci verir kisiye. ... En büyük yarayi duygular alir. Sanki duygularin sesinin tonu birileri tarafindan kisilmis gibidir. Ne kadar zorlasaniz da ancak bi yere kadar cikarabilirler. Zaten giderek bu ton azalir, azalir ve sonunda cogu zaman ses kesilir ve kisi ondan sonra bisey hissetmez olur. Duygulari elinden alinan biri, artik bizlerden cok farklidir. Düsünür, bilir, görür ama hissetmez. Bu yüzden sizofrenlerin yüz hatlari giderek değisir. Duygularla birlikte mimiklerde kaybolur,yüz gerilir, kirisikliklar ya hic olusmaz veya giderek kaybolur ve yüz donuklasir. Simdilerde hanimlar tarafindan sikca kullanilan botoks, sanki tüm yüze yapilmis gibidir."
Sayfa 114 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu