Ben manevi olarak sakat kaldım; ruhumun yarısı yaşamıyordu, kurumuş, ölmüştü, onu kesip attım. Halbuki öteki yarısı kımıldanıyordu, herkesin emrine hazır yaşıyordu. Bu hal kimsenin gözüne çarpmadı, çünkü onun mahvolan yarısının varlığından kimsenin haberi yoktu. Ama siz bir hatırayı uyandırdınız, ben de size bir kitabe okudum.