Bilinçaltınız sizin büyük karanlık odanızdır.Dışardaki hayatınızın geliştiği gizli yerdir. Bu nedenle sizi siz yapan şey; adınız,giysileriniz, anne babanız,mahalleniz ya da kullandığınız otomobil değildir sizin yeraltındaki o karanlık odanızda şekillenen inançlardan oluşuyorsunuz.
-Ölçü dedim,isteklerimizi,tutkularımızı vurduğumuz bir çeşit dizgindir. Bu anlamın izlerini halk deyimlerinde buluruz. Örneğin kendini tutma,kendine hakim olna gibi....Ne dersin?
-Doğru
-Kendine hakim olma tuhaf bir deyim değilmi? Kendine hakim olan,kendinin kölesi olmuş olmuyor mu? Kendinin kölesi olan,kendinin efendisine demektir. Aynı anda hem köle oluyor hem efendi.
- Sahi öyle!
-Bana kalırsa,bu deyimi şöyle anlamalı: Bir insanın için de iki yan vardır: Biri iyi biri kötü. İyi yan kötü yani buyruğuna aldı mı,buna kendine hakim olma diyoruz,bunu yapanı da övmüş oluyoruz....
Babalar oğullarına doğru adam olacaksın derler,doğru yolu gösterirler; eğiticilerin de yaptığı budur. Ama doğruluğu,doğruluktur diye değil,insana iyi un kazandırdığı için överler. Doğru görünüp,böylece yüksek mevkilere ulaşmasını,iyi evlenmesini...
Onlar için önemli olan ün kazanmaaktir.