Endülüslü alim İbnü'l Haddad der ki: "İnsanlar çekilip gittiler. Şimdi yalnızlık sevgili; kitabım ise sohbet ortağım ve arkadaşım. Hem de ne arkadaş! Ona öyle itimat ediyorum ki, ne bana yorgunluk, bıkkınlık verir ne itimadımı sarsar ve ne de aramızda bir kötülük meydana gelir..."
Geçirebilecek miyim,
Bir gececik daha,
Bahçeler, fıskiyeler
Ve havuzlarlar çevrili mekanda;
Zeytin ağaçlarının boy attığı,
O güzelim diyarda?
Kalabilecek miyim acaba bir daha,
Büyük ırmaklarla onu taçlandıran dağın
Bize sanki iki kıskanç gibi baktığı
Yüksek yüksek kuleli Zahir sarayımda?
Emir Mu'temid
Ah sır! Baş döndürücü bir kelime; herkesin var olduğunu bildiği ama dokunamadığı mukaddes hakikat. Varla yok arasında, her kanuna mugayir. Nice bilinmeyenlerin içinde en nazlı olan sır.
O yırtıcı aslan neden dönüşmelidir bir çocuğa? Masumiyettir çocuk ve unutmadır, yeni bir başlangıçtır, bir oyun, kendiliğinden yuvarlanan bir tekerlek, ilk hareket ve kutsal bir 'Evet' tir.