Şehirleri insanlara,sert ve çekici korkularla büyüleyici karanlık bir zindan yapan Batı medeniyeti, binlerce esirin emeğiyle dünyanın çocuklarını eğlendirici oyuncaklar hazırlayan büyük bir zulüm cihazıdır.
Köy ağalarının zulmünden kurtardıklarını iddia edenler de, sermaye ağalarının mahmur hayranları gibi, şimdi makine denen canavarın ağalarındaki tamamlayan zulmüne kurban halkı,bir anlık heveslerinden doğan hoyrat emirlerine kul gibi yaşatıyorlar.
Günlük ilişkilerimden aldığım izlenimlere dayanarak benim dünya, hayat,ölüm karşısında takındığım tavrı paylaşan kimse olmadığını söyleyebilirim. Belki böyle bir insan ve insanlar yaşıyor yeryüzünde,ama ben bilmiyorum. Durum değişmiyor yine de. Bu tek başınalık sevimli değildir. Dayanıklılık gerektirir ve insanın gücünü yıpratır.
Yazar kendini okuyucunun kabul edeceği şeyleri söylemekle sınırlandırmış, kendini alkış sağlayacak bir alan hapsetmişse "sahte" bir yazardır. Okuyucu açısından sahtecilik yazardan yalnızca okuyucunun sınırları içindeki yazıyı beklemesi durumunda ortaya çıkar.