İnsan çalışmasının ürünü gelip geçicidir ve deniz dalgalarındaki köpükler gibi birden yok oluverir... Evet işte böyle bir şeydir o ürün. İnsan dünyadaki yararlı hayvanları evcilleştirmiş, onların arasından zararlı olanları yok etmiştir. Toprağı kazıp sürmüş, yabanıl bitkilerden arındırmıştır. Sonra günün birinde bütün o çalışmaların sonucu ortadan kaybolmuş ve insanın yaptıklarını silip süpürerek onu yeniden ilkel yaşam dalgası içine sürüklemiştir.
Küçük çocuklar birer gerçek yabanıldılar; onların acımasız neşesi de yabanıl biçimde oluyordu, ihtiyarın başına gelen bu olayı çok eğlenceli bulduklarından ikisi de kahkalarla güldüler. (hahaha çok doğru )
Nora o an bir kara delik olmadığına karar verdi.Aslında volkandı.Volkanlar gib o da kendinden kaçamazdı.Olduğu yerde kalıp çorak toprakları zenginleştirmek zorundaydı.İçinde bir orman büyütebilirdi.
Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı.Hapishanenin bir yer değil ,bakış açınız olduğunu anlamak.Deneyimlediği,birbirinden apayrı hayatlar içinden köklü değişim hissinin ancak kaçıp gitmek istediği hayatta yaşanabileceği ,Nora'nın aldığı en garip dersti.Başladığı ve dönüp dolaşıp yine geldiği hayatta.
En büyük ve en derin değişimi daha zengin,daha başarılı,daha ünlü olarak ya da Swalbard'da buzulların ve kutup ayılarının arasında olduğu için yaşamış değildi.Eski püskü kanepesi,yuka bitkisi,minik saksılı kaktüsleri ,kitaplıkları ve hiç denememiş yoga egzersizleriyle dolu kitaplarıyla,o sevimsiz ve rutubetli evde ,aynı yatakta uyandığı anda yaşamıştı .