Ne kadar saf ve kusursuz da olsa inci, istiridye kabuğunun içine giren bir toz zerreciğinden oluşuyordu. Demek ki çirkin bir cisim bile şahane bir varlığa dönüşebiliyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlar kalbîselim doğup sonradan mı bozuluyorlardı? Yoksa daha ana rahmine düştükleri anda kötülük tohumlarıyla donanmış mı oluyorlardı? Kur'an-ı Kerim hepimizin birer kan pıhtısından yaratılmış olduğumuzu söylüyordu. Şu anki hallerimizin ne kadarı o damlacıkta mevcuttu acaba?
Bu hayatta her şeyin bir bedeli vardı. Büyük sevdaların bedeli büyük acılardı, büyük hırsların bedeli büyük kayıplardı, büyük umutların bedeli yalnızlık dolu uzun yıllardı. Ama her şeyden önemlisi, masumiyetin de bedeli ağırdı, zalimliğin de...
Beklemek. Kaçmak. Saklanmak ve yine beklemek, bir başka gidiş bir başka kaçış için. Durup dinlenmeden gitmek, gitmek, gitmek. Dünyanın dört bir köşesine savrulmak, dünyanın dört bir köşesinde barınabilmek, tutunabilmek, başarabilmek için çabalamak. Hiç durmadan, dinlenmeden, çılgınca çalışmak, sonra yine sökülmek kök salmaya başlanmış topraklardan ve yine gitmek. Vatansız olmanın bedeli, vatansız bir ırka mensup olmanın değişmez kaderiydi bu!