Yanında sürekli üşüdüğüm adam... Yanında sürekli uykusuz kaldığım adam... Bana ağlamanın gerçek manasını öğreten adam... Senin üşüdüğün rüzgârların olduğu, senin uykularını kâbusların böldüğü, seni ağlatan acıların var olduğu bu evrenden nefret ediyorum...
Özgür bir tek ayın yirmi ikisinde sarhoş olurdu. Bir tek ayın yirmi ikisinde ağlardı. Bir tek o zamanlar tüm dünyaya karşı savunmasız olurdu. Nedenini o ana kadar tam olarak bilmesem de, öyleydi. Kalbindeki soğuk nefret, her ayın yirmi ikisinde ilk zamankinden daha kızgın bir alev olup yakar kavururdu içini. Bir tek yirmi ikisinde yalan söylemezdi. Sevdiği sigarasını bile içmezdi o günler. Düğüm olan yanı, takvim yapraklarındaydı onun.