Şeyma

Şeyma
Okul öncesi öğretmeni
Yüksek lisans
Afyonkarahisar
43 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
Ah Charlie..
Puan vermedi·325 syf.··
2026 73. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:28
Algernon'a Çiçekler, yalnızca zekâ üzerine yazılmış bir roman değil; insan olmanın, sevilmenin, anlaşılmanın ve yalnızlığın ne kadar derin duygular taşıdığını anlatan unutulmaz bir eserdir. Charlie’nin yaşadığı değişimi adım adım takip ederken onun umutlarına, hayal kırıklıklarına ve iç dünyasına tanıklık ederiz. Roman ilerledikçe insanın değerinin yalnızca zekâsıyla ölçülemeyeceğini, sevgiye ve saygıya duyulan ihtiyacın her şeyden daha önemli olduğunu güçlü bir şekilde hissettirir. Kitabın en etkileyici yönü, okuyucuyu Charlie’ye derinden bağlamasıdır. Onun mutluluğuna sevinirken yaşadığı acılara da ortak oluruz. Özellikle insan ilişkileri, yalnızlık ve kabul görme arzusu üzerine düşündüren bölümleri oldukça sarsıcıdır. Hüzünlü ama bir o kadar da anlamlı sonuyla okuyucunun kalbinde uzun süre iz bırakan bu roman, empati duygusunu güçlendiren ve insanı kendi hayatını sorgulamaya yönelten çok özel bir eserdir. Okuduktan sonra unutulması zor, duygusal etkisi yüksek bir klasik olarak değerlendirilebilir.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·440 syf.··
2026 72. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:30
Annemin Uyurgezer Geceleri, insanın iç dünyasını, aile ilişkilerini ve geçmişin bıraktığı izleri büyük bir duyarlılıkla ele alan etkileyici bir roman olmuş. Eserde anne figürü yalnızca bir karakter olarak değil, aynı zamanda hatıraların, özlemlerin ve hayatın kırılgan yanlarının sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Yazarın şiirsel ve akıcı anlatımı, okuru olayların ötesine taşıyarak karakterlerin duygularını derinden hissetmesini sağlıyor. Roman boyunca geçmiş ile bugün arasında kurulan bağlar, insanın kendini ve sevdiklerini anlama çabasını gözler önüne seriyor. Özellikle duygu tasvirlerindeki başarı ve güçlü betimlemeler, eserin edebî değerini artıran önemli unsurlar olarak karşımıza çıkmakta. Hüzün, özlem, sevgi ve umut gibi evrensel duyguların ustalıkla işlendiği eser, okura hem düşündürücü hem de duygusal bir okuma deneyimi sunuyor. Yalın ancak etkili dili sayesinde her yaştan okuyucuya hitap eden roman, aile bağlarının önemini ve insan ruhunun derinliklerini anlamaya yönelik güçlü mesajlar içeriyor. Bu yönüyle Annemin Uyurgezer Geceleri, yalnızca bir yaşam hikâyesi değil; insanın geçmişiyle, ailesiyle ve kendi benliğiyle kurduğu ilişkinin edebî bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Eser, okurda uzun süre etkisini sürdüren, duygusal ve düşündürücü bir iz bırakmayı başarır.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2026 29. kitabı
Gör Beni, insanın kalbine sessizce dokunan kitaplardan biri. Sayfaları ilerledikçe yalnızca karakterlerin hikâyesini değil, kendi kırgınlıklarını da okuyormuş gibi hissediyorsun. Özellikle “görülmek” temasını öyle derin anlatıyor ki insan bazen hayatı boyunca en büyük eksikliğinin anlaşılmak olduğunu fark ediyor. Kitapta aşk sadece romantik bir duygu değil; yaraları sarma, ait olma ve birinin gözlerinde gerçekten var olabilme isteği gibi işlenmiş. Bu yüzden bazı bölümler insanın içine ağır bir hüzün bırakıyor. Karakterlerin yalnızlığı, sustukları şeyler ve içlerinde taşıdıkları acılar çok gerçek hissettiriyor. Roman bittiğinde geriye büyük olaylardan çok duygular kalıyor. Özellikle güçlü görünmeye çalışan insanların içten içe ne kadar kırılabildiğini görmek insanı etkiliyor. Okurken bazen bir cümlede durup düşünmek, hatta geçmişte hissedilen bazı duyguları yeniden yaşamak mümkün oluyor. En etkileyici tarafı ise şu: İnsan gerçekten sevildiğinde değil, gerçekten “görüldüğünde” tamamlanıyor gibi hissettiriyor. Severek okuduğum bir eser oldu
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Bildiğim şeyleri tekrar gözlerim dolarak okumak..
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2026 67. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 22:34
Gazi ve Fikriye, Kurtuluş Savaşı yıllarını ve Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatındaki duygusal yönü merkeze alan tarihî-biografik bir romandır. Eserde özellikle Fikriye Hanım ile Mustafa Kemal arasındaki karmaşık bağ üzerinden hem bir aşk hikâyesi hem de bir milletin yeniden doğuş süreci anlatılır. Roman, tarihî gerçeklerle kurgu unsurlarını bir araya getirerek okuyucuya duygusal ve etkileyici bir atmosfer sunar. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, güçlü kadın karakterlerden biri olan Fikriye Hanım’ın iç dünyasının ayrıntılı biçimde işlenmesidir. Fikriye; fedakâr, hassas ve derin bir sevgi taşıyan bir kadın olarak anlatılır. Mustafa Kemal’e duyduğu bağlılık, onun hayatının merkezine dönüşür. Ancak bu sevgi zamanla yalnızlık, kırgınlık ve çaresizlikle iç içe geçer. Bu yönüyle eser, karşılıksız ya da tamamlanamayan aşkın insan ruhunda bıraktığı izleri etkileyici biçimde gösterir. Mustafa Kemal ise romanda yalnızca bir devlet adamı olarak değil; yoğun sorumluluklar altında yaşayan, duygularını çoğu zaman bastırmak zorunda kalan bir insan olarak ele alınır. Ülkenin geleceği için verdiği mücadele ile özel hayatındaki karmaşa arasında sıkışmış bir portre çizilir. Bu durum karaktere daha insani ve gerçekçi bir derinlik kazandırır. Romanın temaları arasında aşk, fedakârlık, yalnızlık, vatan sevgisi ve hayal kırıklığı öne çıkar. Özellikle bireysel duygular ile tarihî sorumlulukların çatışması eserin temel yapısını oluşturur. Yazar, dönemin atmosferini detaylı tasvirlerle aktarırken okuyucunun hem tarihî olayları hissetmesini hem de karakterlerin duygusal dünyasına yaklaşmasını sağlar. Dil ve anlatım açısından eser oldukça akıcı, duygusal ve betimlemeler bakımından zengindir. Yer yer hüzünlü ve melankolik bir hava hâkimdir. Bu nedenle kitap yalnızca tarihî bir roman değil,
Gazi ve FikriyeHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 20011,247 okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 71. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 07:02
Ruh Adam, Nihal Atsız’ın eserleri arasında okuduğum ilk kitabıdır. Roman yalnızca bir aşk hikâyesi ya da bireysel bunalım anlatısı değildir; aynı zamanda insan ruhunun yalnızlığını, vicdanını, tutkularını ve geçmişle olan bağını sorgulayan felsefi bir eserdir. Atsız bu romanda alışılmış milliyetçi söyleminden daha içe dönük, karanlık ve ruhsal bir dünya kurar. Bu yüzden eser, Türk edebiyatında psikolojik yönü en güçlü romanlardan biri olarak görülür. Romanın merkezinde Selim Pusat karakteri vardır. Selim Pusat dışarıdan güçlü, disiplinli ve sert bir asker gibi görünse de iç dünyasında büyük çatışmalar yaşayan biridir. Hayatındaki boşluk hissi, geçmişe duyduğu özlem ve yasak bir aşkla birlikte giderek büyüyen ruhsal çöküşü romanın temelini oluşturur. Onun yaşadığı bu iç savaş aslında insanın kendi vicdanı ve arzuları arasında sıkışmasının sembolüdür. Eserde aşk, huzur veren bir duygu olmaktan çok insanı tüketen, yıpratan ve yalnızlaştıran bir güç olarak işlenir. Özellikle imkânsızlık ve suçluluk hissi aşkı daha trajik hale getirir. Selim Pusat’ın yaşadığı duygular zamanla gerçeklik ile hayal arasındaki sınırları bulanıklaştırır. Bu nedenle roman ilerledikçe psikolojik gerilim hissi artar ve okuyucu karakterin zihnindeki karanlığın içine çekilir. Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri de metafizik ve mistik atmosferidir. Geçmiş yaşam düşüncesi, kader duygusu, ruhsal bağlar ve vicdan kavramı eser boyunca yoğun şekilde hissedilir. Atsız burada yalnızca olay anlatmaz; insan ruhunun zaman karşısındaki yalnızlığını ve değişmeyen acılarını anlatır. Özellikle eski Türk tarihine yapılan göndermeler, Selim Pusat’ın ruhsal durumuyla birleşerek romana destansı ve sembolik bir derinlik kazandırır. Dil açısından bakıldığında eser oldukça etkileyici ve şiirsel bir anlatıma
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201933,9bin okunma
Reklam