۵Pinhan

۵Pinhan
OKU, ANLA ve YAŞA..! Dünya hayatı, mezar taşındaki doğum ve ölüm arasındaki çizgi kadar kısa. Ebedi hayatı hatırla daima. Yüzeysellikten uzak, derindeki öze meyilli yaşa. ~Pinhan
Evlerimiz için Ramazan Programı
1) Evimizde üç şeye çekidüzen vereceğiz: Televizyona, internete ve telefona. Çünkü bu üç şeyi kontrol edemezsek gözümüzü haramdan, vaktimizi gafletten, kalbimizi kasvetten kurtaramayız. Televizyonu, interneti ve telefonu kontrol edemeyenlerin Ramazan gündemini televizyon, internet ve telefon belirler. 2) Evimizde üç şeyi yasaklayacağız: Gıybet, tartışma ve küskünlük. Çünkü gıybet, yaptığımız salih amellerimizi yiyip bitirir. Tartışma, kavganın, gürültünün, kin ve nefretin kapılarını açar. Geride oruç ahlakından bir şey kalmaz. Küskünlük, Ramazan’ı bize zehir eder. Bu üç hata Ramazan’ımızı mahvetmesi için şeytana sunulmuş en büyük fırsatlardır. 3) Evimizde üç şeye devam edeceğiz: Cemaatle namaza, Kur’an tilavetine ve haftalık sohbete. Çünkü cemaatle namaz, evin düzenini sağlar, manevi atmosferi oluşturur. Kur’an tilaveti, kalplerimize şifa, evlerimize bereket olur. Sohbet, ruhumuza gıda, ailemize nasihat olur. Tüm bunları elde etmek için teravihimizi ailecek kılacağız. Mukabelemizi ailecek yapacağız. Haftada bir gün sohbet ve ders dinleyeceğiz. 4) Evimizde üç şeyi çoğaltacağız: Dua, istiğfar ve zikir. Çünkü dua ibadetin özüdür. Ailecek yapılan dualar aileyi birbirine bağlar. İstiğfar, bela ve musibetleri engeller ve Allah’ın rahmetine kapı açar. Zikir ise kalbimizi yumuşatır, yüzümüzü nurlandırır ve manevi derecelerimizi artırır. 5) Evimizde üç şeyi azaltacağız: Çok yemeyi, çok uyumayı, çok konuşmayı. Çünkü çok yemek hastalığa, çok uyumak tembelliğe, çok konuşmak çok hataya sebep olur. İşte bu yüzden yemek israfından, uyku israfından ve söz israfından kaçınacağız. 6) Evimizde üç huyu terk edeceğiz: Eleştiriyi, kınamayı ve iğnelemeyi. Çünkü sürekli eleştiri sevdiklerimizi bizden uzaklaştırır. Sürekli kınama aramızdaki muhabbeti öldürür. İğneleyici konuşmalar
Reklam
Çaresi varsa çaresine bakılacaktır, üzülmeye değmez. Çaresi yoksa üzülseniz de sonuç değişmez, daha fazla üzülmeye değmez.
Hâlâ hayatta olup olmadığını bile bilmiyordum. Artık çok iyi öğrendiğim bir şey biliyordum: Sevgi fiziksel bir varlık olarak, sevilen kişiden çok daha öteye gidiyordu. En derin anlamını tinsel varlıkta, iç benlikte buluyordu.
Hakikat şuydu; sevgi, insanın ulaşabileceği en yüksek ve en büyük hedefti. Elinde hiçbir şeyi kalmamış bir insanın dahi,kısacık bir an bile, sevdiğine ilişkin düşüncelerden nasıl mutluluk duyabileceğini anladım.
Böyle durumlarda iz bırakmayan bir darbe, başka bir durumda iz bırakan bir darbeden daha çok acıtabilir.!