Zeynep Mart

Zeynep Mart
: Lâlezarî Mehmet Efendi, Ferîd-i Cihân Şükûfesi
Türkçe Öğretmeni
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi
164 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Dem-be-dem meclis-i gülşen
10/10
·480 syf.··
2022 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2022 15:42
N’ola bu lāleyi elden ele gezdürse kibār TOḪM-I NADİRdür anı itmeyelüm istikŝār İncelememe Halîmgirây Sultan'ın lâle beytiyle başlamak istedim. Belki de hayatım boyunca okuduğum nadir kitaplardan biri olacak Şükûfenâme: Osmanlı Dönemi Çiçek Kitapları . Kitap Osmanlı İmparatorluğu devri içerisinde yazılmış olan çiçek kitaplarını (Şükûfenâmeleri) tanıtmıştır. Girişte genel bilgiler verip devamında çiçek kitapları hakkında bilgiler üzerinde durmuştur. Çoğunlukla lâle'den bahsetmiştir. Nitekim Osmanlı kültürü ve estetiğinde lâle diğer tüm çiçeklerden daha üstün tutulmuştur. Lâlenin sadece havası güzel, temiz ovalarda yetişmesi ve ebced hesabıyla Allah kelimesi ile aynı ölçüde olması sebebiyle lâle çiçeklerin en şereflisi ve değerlisi olarak görülmüştür. Yetiştiriciler, yetiştirdikleri lâlelere eşsiz anlamlar vermiş yetiştiricilik babadan oğula geçmiştir. En güzel lâleyi yetiştirmek ve orijinal isimler vermek için yarışmalar düzenlenmiş, lâle yetiştiriciliğini ve yetiştiricileri konu alan pek çok eser yazılmıştır. Kitapta da bu eserler hakkında bilgi ve görseller bulunuyor. Nitekim kitap, Topkapı Sarayı, Ali Emiri kataloğu, İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Millet Kütüphanesi arşivleri taranarak hazırlanmış. Kitapta sadece lâlelerden değil daha birçok çiçekten bahsedilmiştir: Gül, Nergis (Zerrin), Leylak, Şakayık, Karanfil, Sümbül, Sim, Kehriba, Buhur, Tirfil, Katmer, Ful... Osmanlı devrinde tasavvuf ve kitap ehlinin çiçek yetiştiriciliğinde -özellikle lâle yetiştiriciliği- ne kadar emeği olduğunu okurken gördüm. O kadar zarif bir uğraş ki... Aklıma Hezarfen Necmettin Okyay'ın Güldür Gül'ü geldi. Okurken hep bu şarkıyı dinledim, önerilir: [ youtu.be/qQ-xGt6elHQ ] Kitapta bahsedilen çiçek kitaplarından bazıları ise şunlardır: (EN BEĞENDİKLERİM) ֎ FENNÎ ÇELEBİ ŞÜKÛFENÂMESİ, TUHFETÜ’L-AHBÂB ֎ ALİ
Tarih
Şükûfenâme: Osmanlı Dönemi Çiçek KitaplarıSeyit Ali Kahraman · Kültür A.Ş. · 20151 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
TAKVIMÜ’L-KIBÂR MIN MI’YÂRI’L-EZHÂR
Bağçe-i Hâs şükûfecisi Tabîb Mehmed Aşkî Efendi tarafından yazılan eser altmış yapraktır. Tabîb Mehmed Aşkî Efendi, çiçeğe, özellikle lâleye büyük merakı olan Sultan III. Selim döneminde yaşamış ve ömrünü çiçekleri incelemeye vakfetmiştir. 1730 yılına kadar yetiştirilen lâleleri üç devreye ayırarak ele alır. Yazar, İstanbul’da lâlenin sevilip yayılmasına Ebussuûd Efendi’nin öncülük ettiğini yazmaktadır. Kaynaklar, Kanunî Sultan Süleyman’ın bu ünlü şeyhülislamının bahçeciliğe son derece meraklı ve güzelliği dillere destan bir bahçe sahibi olduğundan söz ederek Nur-ı Adn isimli lâlenin sahibi olduğunu kaydeder. Bu risalede verilen bilgiye göre, Ebussuûd Efendi’ye Anadolu’da Bolu sahralarında yetişen lâlelerden beyaz bir lâle hediye edilmiş, o da bunu kendi bahçesinde yetiştirmiş ve İstanbul’un ileri gelenleri de ondan öğrenip yetiştirmişlerdir. Görsel: ↓
Tarih
LÂLEZÂRÎ MEHMED EFENDİ ŞÜKÛFENÂMESİ
1727-28 tarihli eserin yazarı Lâlezârî Mehmed Efendi, Sultan III. Ahmed ve damadı Nevşehirli İbrahim Paşa devrinde ser-şükûfeci, yani baş çiçekçiydi. Kitap, lâlenin özelliklerinden ve yetiştirilmesinden söz etmektedir. Görseller: 1. Mûlûkî 2. Yâkûti 3. Cüce Moru ↓
Tarih
Kâtmer Şakâyık, Abdullah Efendi Şükûfenâmesi
Nergis Cezayir’den gelmiştir ve bunu Ahmed Çelebi adında birisi ekmiş, çiçek yetiştiğinde açan sarı nergisten Üsküdarlı Mahmud Efendi’ye (Aziz Mahmud Hüdâî) götürmüştür. Aziz Mahmud Hüdâî de kendisinden bu işe, yani çiçek yetiştirmeye devam etmesini istemiştir. Ahmed Çelebi’den sonra bu çiçeği ekip yetiştirenler; Molla Çelebizâde, Salih Efendi, Ulvan Kapudanzâde, Bey Dede Efendi, Çelebi Cüce, Çorbacı Ağa, Hekimbaşı, Hasan Kapudanzâde, Sarı Abdullah Efendi, Hattat Mahmud Çelebi, Mehmed Efendi’dir. Eser onüç bölümden oluşmuştur. . Görseli için:
Millet Kütüphanesi, Ali Emirî, Tabiiye kısmı no: 169, 170.·Kitabı okudu
Tarih
Âlem-ârâ Şükûfenâmesi, Çorbacı Nergisi
Beyt Hâtırın levhinde nakş et resmini Âlem-ârâdır unutma ismini Berkleri ensiz, uçları sivri, kenarları câbecâ iç yüzüne bükülür ve ba'zı önüne eğilir, yine uçları ardına kaçar, nîm yay döner, meydânları düz, kadehleri vasat tûlü, eninden ziyâdece, dibi ağzı bir, kenârları düz, bedenleri tereklü, içlerinde üçer dâne alçak ve yine üçer dâne anlardan alçakça habbeleri var. Ortalarında birer dâne alçak dalları var. Kâmilü'l levn bir tuhfe sarıdır. Tophâneli Hattât Mahmûd Çelebi'de zuhûr eylemiştir. . Görseli için:
Müneccimbaşı Süleymanisi, 4077, 8b-9a, Nuruosmaniye·Kitabı okudu
Tarih