Antik Çağ'ın bilgeleri "birbirine yakın olanların yapısına, uzak olanların şekline göre karşılaştırma yapma" yoluyla her şeyin anlaşılacağına dair düşüncenin etkisi altında, insan bedeninin küçük bir evren oluşmasına karşın göğün ve kalbin büyük bir evren yarattığına inanıyorlardı. Bu büyük evren ve küçük evren birbiriyle iletişim ve etkileşim halindeydi.
Havalar soğumadan büyüdüm, bildim;
İyilik bile değilmiş masum.
Canıma okuyan tüm bu kitaplar;
İnsan iyidir, insanlar değil
Elinden tutmamak bir eğitimdir
Gibi şeyler yazmazlar.
Bir şey uçardı kuşlardan bana
Yalnız benim bildiğim...
İlerliyor dünya, adi adımla
Yapılan gökdelen, yıkılan hatır
İmkansız insanlar ... Dedim ayıptır;
O tatsız durum sürüyor hala,
Bir gül kaç eder, lütfen hatırla ...
Çaresi olmayan hastalıkta acılar sona erer,
İyileşme umuduyla duyulan acı beterini görüp diner.
Yas tutmak gelmiş geçmiş yaramazlıklara,
Yol açar kısa yoldan yeni mutsuzluklara.
Kader alıp götürürse elde tutamadığımızı,
Soğukkanlılık alaya alır kaderin zararını.
Soyulduğunda gülen, hırsızdan bir şey çalar,
Boş yere kederlenen, kendi kendini soyar.
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu