Eşit olmadığımızı,olamayacağımızı çok iyi biliyorum,ancak saygı görmek adına alt tabaka insanlardan kendini uzak tutmak gerektiğine inanan kişi,yenilgiden korktuğu için düşmandan saklanan bir korkak kadar eleştiriyi hak eder.
Günümüz Türkiyesiyle kıyaslara götüren,oldukça benzerlik barındıran,diktatörün soluğunu ensenizde hissettiren bir Vargas Llosa kitabı.
Yazarın daha önce Zor Zamanlar'ını okudum, devam kitabı niteliğinde olması beni biraz sıktı,hâlâ ordan çıkamamışım gibi hissettim.
Çokça sansür,cinayet,istismar,işkence,zorbalık,kara para,şantaj,faili meçhul kokar.
Yıllar önce yaşanmış olaylara 50 yıl sonra kendi ülkenizde nasıl tanıklık ettiğinizin sancısı da sarıyor içinizi.
Yakın geçmişe uzak kalmamak adına,güç ve menfaat karşısında çoğunluğun nasıl yanlışı doğru,çirkini güzel kabul edebildiğini,değerlerin nasıl önemini yitirdiğini,korkunun kitleleri nasıl özünden ettiğini anlamak için okuyunuz.
Oldukça akıcı,anlatım tekniği ve dili çok başarılı.
Yine de bir süre yazarın kitaplarına yer vermeyeceğim.
Sanat tarihine ilgisi olanlar için oldukça güzel bir kitap. Yer yer diyalogların abartıldığını ve fazlaca felsefe koktuğunu düşünsem de bütün olarak sevdim.Yoğun bir betimleme olduğundan canlandırmak kolay. Farklı bakış açılarıyla tanışmayı sağlayan,derin izler taşıyan,yer yer gülümseten,dede-torun ilişkisine hayranlık uyandıran ve bütün bunlarla birlikte önemli ressamların hayatlarıyla ilgili bilgiler aktaran,tablolarını nasıl yorumladıklarını anlatan bir eser.Uzun soluklu okutan türden değil , daha çok başucu kitabı.Bu konulara taraf bilgisi olanlar için yetersiz kalır , yeni merak sarmış kişiler için ise harika bir klavuz olacaktır.