Anıl Ayar

Anıl Ayar
@Anl5528
.:Lafazan:.
Türkçe Öğretmeni
Lisans/OMÜ
Giresun
Samsun
89 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
"Yaşamak güzel şey doğrusu Üstelik hava da güzelse Hele gücün kuvvetin yerindeyse Elin ekmek tutmuşsa bir de Hele tertemizse gönlün Hele kar gibiyse alnın Yani kendinden korkmuyorsan Kimseden korkmuyorsan dünyada Dostuna güveniyorsan İyi günler bekliyorsan hele İyi günlere inanıyorsan Üstelik hava da güzelse Yaşamak güzel şey Çok güzel şey doğrusu." Çok Güzel Şey, Melih Cevdet Anday
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"binlerce pazartesi geçti ömrümde hangisiydi o çıkaramıyorum bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu demek oldukça eski bir de saçmasapan şeyler bir kızın dizaltını örneğin bir adamın çirkin sigara içişini nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim değil kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana güzel bir öğle vakti eski güzel bir akşamı hatırlayarak sonra dopdolu şeyler damacanalar gibi içim kabarıyor sonu olsun diyorum neyin sonu ama hiç değilse bu taş basamakların" Binlerce, Turgut Uyar
"Ağaç bütün Işık bütün Meyve bütün Benim dünyam paramparça. Büyük bir ayna kırılmış Kırılıp yere dökülmüş Kainat içine düşmüş Düşmüş amma paramparça. Yaprak yaprak yapıştırdım Diyar diyar dolaştırdım Bir alevdir tutuşturdum Yandım amma paramparça." Paramparça, Bedri Rahmi Eyüboğlu
"sen yoksun deniz yok yıldızlar arkadaşım ya bu gece harika bir şeyler olsun yahut bir bomba gibi infilak edecek başım ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım istanbul minareler odamda gibi gökyüzü temiz ve parlak işte kolkola girmiş en mesut günlerimiz muhalif bir rüzgar karşı sahilden fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz havada kanat sesleri ve çılgın kokular deniz yok yıldızlar uzaklaşıyor ben yine yalnız kalıyorum istanbul minareler kaybolmuş sen yoksun" Sen Yoksun, Attila İlhan
"Hangi yayla yeşil, nerde keklik çok Gel seninle orda olalım çocuk. Kayalar, kayalar... Sırt sırta vermiş; Kimi yeni mürit, kimisi ermiş. Otlar dalgalansın biz yürüdükçe Sular düze insin kar eridikçe, Gün burnunda bana mavi mavi gül; Ağız-burun lâle, kaş ve göz sümbül. Doruklardan doruklara sekelim, Bir elim göklerde, sende bir elim; İkimizin yüreciği bir atsın, Bizi gören bin katarak anlatsın, Hangi yayla karlı, nerde çiçek çok Gel seninle orda olalım çocuk. Bulutlar, bulutlar iç-içe girmiş Bulutlar ki göğe perdeler germiş; Çiğdem devşirelim, çiçek biçelim Susayınca hep ezgiler içelim Batmasın eline bir gül dikeni Sen hep beni kolla, bense hep seni Çıkıp yükseklerden taş bırakalım, Kopan sese, kalkan toza bakalım, Tavşanlar ürkerken bu gürültüden Kaçan tavşanlara ıslıklar çal sen. Hangi yayla yüce, nerde kavga yok Gel seninle orda olalım çocuk; İster Maraş olsun, ister Erzincan, Sonsuzluk düşüne set değil mekân,