Herkes yüzümde kötü eğilimlerin belirtilerini arardı- aslında olmayan ama onlarca olması gereken eğilimleri: sonunda dilekleri gerçekleşti. Alçakgönüllüydüm; beni hesaplılıkla suçluyorlardı: sonunda hiç konuşmaz hale geldim. İyilikle kötülüğü ayırt edebiliyordum; anlamıyorlardı beni, herkes kırıyordu: kin gütmeye başladım. İçime kapanık bir çocuktum, başkaları gibi şen, konuşkan değildim; herkes beni onlardan aşağı tutmakta sözbirliği etmişti: kıskanç oldum. Bütün dünyayı sevmeye hazırdım; değerlendiren çıkmadı: böylelikle de nefret etmeyi öğrendim. Alaya alınmaktan korktuğum için en iyi duygularımı yüreğimin derinlerine gömdüm. Orada silinip gittiler. Hep doğru söyledim inanılmadım. O zaman kandırmaya başladım. Ruh yönünden sakat olmuştum. Ruhumun yarısı yoktu; solmuştu, uçmuştu, ölmüştü. Ben de o yarıyı kestim attım.