Huzeyfe İbn-i Yeman'dan (ra) şöyle rivayet edilmiştir:
" Bir şey Allah resulünü üzecek, darlayacak olursa namaz kılardı."
Namaz kılmaya karar vermekle zihn hissedilen duygudan farklı bir noktaya çekilir. Abdest alırken suya temas ettikçe hem dokunmanın hem de suyun rahatlatıcı etkisi görülmeye başlar. Uzun uzun secde ve kıyamda durmak insanın hem beden enerjisini dengeler hem de kalp değerlerini düzenler hem de zihin ve kalpteki öncelikler, duygular, davranışlar hiyerarşisini değiştirir. Kur'an ayetlerini okumak ve anlamlarını düşünmek Zihni ve mantığı harekete geçirir. Huşu ile kılınan bir namaz öncelikle ibadet sorununu canlandırır ki kalbe etki eden en tesirli Duygu en büyük olanın, duyguların üstünde olan bir yaratıcıya teslim olma hali kalpte Pınar gibi coştukça diğer tüm dünyevi duyguların etkisi azalmaya başlar. Duygu'nun yoğunluğu aynı olsa bile kişi hissettirdiği etki değişir. Duygu'nun sahip olduğu enerji aynı kalır, fakat içeri yakıcı olmaktan çıkıp, insana mücadele azlığı olarak döner. Namazda hem ilahi yardım celbedilir hem de kişi daha iyi düşünüp hissedebildiği için Hikmet ve basiretle değerlendirip, ferasetle adım atar. İslam'ın matematiği harikadır. Katlanarak artar. Biz bir sünnete ihya etmek için niyet eder, adım atarız; Rabbimiz (cc) tüm cömertliği ile amel defterimize hiç düşünmediğimiz eceleri yazar, dünya işlerimizde hiç ummadığımız faydalar ve kolaylıklar verir, nefsimizde hiç ummadığımız hayırlar ortaya çıkarır.