Var olmama bir sebebini ve ispatım bulmak istiyordum; artık bu ispata ve bunun Meclisler tarafından uygun görülmesine lüzum kalmadı. Ben, var olmanın, yaşayan, yürüyen, hisseden canlı bir İspatıyım.
Sanki kainat, önümüze serecek büyük armağanları olduğunu söylemek istiyor bizlere. Ama daha önce bizden muhakkak beklediği bir şey var. Konuşmamız, düşünmemiz lâzım; bu parıldayan gökyüzünü ve bu yalçın kayaları gayesine, arzusuna ve en yüksek manasına ulaştırmalıyız.
Büyük ve sessiz ağaçların arasından
bizi bekleyen akıbete doğru yürüyoruz. Ama şurası da bir gerçek ki arkamızda bıraktığımızdan ötürü pişmanlık duyacağımız hiç bir şeyimiz de yok.